Yaşayalım ki…
24 Tem
Eskiz Defterinin geçmişine baktığınız zaman sayfalarını bir başkasına emanet ettiğim çok nadir görülmüştir. Pek görülmemiş, okunmamıştır. Ama şu an ki duygularımı ifade edecek başka cümleler bulamadım. Can Yücel‘in cümlelerini emanet aldım.
Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyım istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.
Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.
Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bır şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek… Böylece yaşamalıyız işte.
Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.
Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehırden.
Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli zıyaretimize, geçmışteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız…
Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı “herşeyde”.
Büyük SQL dosyalarını Phpmyadmin arabiriminden eklenmesi
13 Tem
Eskiz Defteri’ne web geliştirme yönümle alakalı pek bir yazı yazmadığımı fark ettim. Şu sıralar bu yönümü kullanacak işler içersinde değilim ama yine karşılaştığım ufak bir problemin çözümünü sizlerle paylaşıyorum.
Phpmyadmin arabirimini kullanarak database’lerimizi çok rahat Mysql sunucusuna yükleyip çıktısını alabiliyoruz. Fakat bu panelinde bazı sınırları bulunmakta. Örneğin (sunucu ayarlarınıza göre değişken olsada) yükleyecebileceğiniz (import edebileceğiniz) SQL dosya boyutu.
Genel olarak eğer herhangi bir değişiklik yapılmadıysa yükleyebileceğiz SQL dosya boyutu maksimum 2 MB’dır. Güncel orta ölçekli aktif bir projenin SQL çıktısı da ne yazıkki bu limitlerin çok üzerinde olmakta.
Bu sınırlamayı kaldırabilmek için yapmanız gerekenleri sıralayacak olursak;
- phpmyadmin’nin bulunduğu dizinde olan config.inc.php dosyasını herhangi bir editör yardımıyla açın.
H:\xampp\phpMyAdmin\upload\config.inc.php
- Dosya içersindeki $cfg['UploadDir'] satırını bulun. Aşağıdaki kod bloğu ile değiştirin.
$cfg['UploadDir'] = 'upload';
- Phpmyadmin’nin bulunduğu dizin içersinde upload isimli bir klasör oluşturun.
C:\wamp\apps\phpmyadmin3.2.0.1\upload\ - Yüklemek istediğiniz büyük boyuttaki SQL dosyasını bu yeni oluşturduğunuz klasörün içerine kopyalayın.
- SQL verisini eklemek istediğiniz içeri aktarma (import) sayfasını açın. Bu sayfada “web sunucusu gönderme dizini” başlığı altında bir liste kutusu görüntülenecektir. Bu kutudan eklemek istediğiniz SQL dosyasını seçip veriyi içeri aktarabilirsiniz.
Taze ve bu önemli az pişmiş çok bilmişin kıymetini bilin.
Afiyet olsun
Sansürsüz bir internet için bir imzanız yeter!
26 Haz

19 Haziran Cumartesi günü Kadir Has Üniversitesi’nde önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Bu toplantıda Türkiye’nin önde gelen ve sansürle mücalede konusunda çaba gösteren birçok topluluk ve grup bir araya geldi. Bundan böyle ortak hareket etme kararı aldı. Toplantı sonunda alınan kararları okumanızda fayda var. Ayrıca bu yeni ortak platform bir de deklarasyon hazırladı.
Tüm bu girişimler yakında çok ses getirecek tepkilerin ve eylemlerin habercisi. Yasakçı zihniyetin her geçen gün artarak devam ettiği şu günlerde bu tip bir hareket ve bununla beraber gelecek olan eylemler çok yerinde ve doğru olacak.
O nedenle birşeylerin değişebilmesi için herkesin biraz harekete geçmesi gerek. Mesela öncelikle bu platformun başlattığı imza kampanyasına destek olabilirsiniz.
Dün Burak Büyükdemir çok önemli bir yazıya imza attı “Yeni bir başlangıç noktasındayız” dedi. Bir taraftan güzel günler için kucak kucak ümitler yeşerirken diğer taraftan karanlığa boğuluyoruz. Yıllar önce kitaplar yakılıyordu şimdi internet siteleri kapatılıyor. Zihniyet aynı zihniyet sadece hareketin yapıldığı mecralar değişti.
Artık buna da dur demez isek başka bir başlangıç noktamız kalmayacak.
Bir imzanız çok şey değiştirebilir!
Bilgiyi E-Dünya’da Kullanmak
12 Haz
25 Mayıs günü Doktora programı kapsamında aldığım knowledge management dersi kapsamında “Bilgiyi e-dünya’da kullanmak” konusunu hazırlayıp anlattım. Aşağıda da bu konu için hazırladığım sunum bulunmakta. Bilginin paylaşılması ve dağıtılmasından yola çıkarak e-dünya’da yani internette nasıl anlamlı hale getirelebileceğini detaylı olarak işledim. Kurumlarda ve işletmelerde kağıtsız bir ortam nasıl oluşturulabilir, kurumsal bilginin nasıl dijital ortamda paylaşılabileceğini ve yönetilebileceği üzerine paylaşımlarda bulundum. Bu konu üzerine, ilk fırsatta sizler için anlattıklarım ve tartışmarımızdan bir derleme hazırlayacağım.
Sunumu burada eklemiştim fakat blog’u çok yavaşlattı o yüzden sadece link veriyorum.
Slideshare.net üzerindeki diğer sunumlarımı ise buraya tıklayıp ulaşabilirsiniz.
Türkiye’de Freelance olarak çalışmak
12 Haz
Bireysel yetenek ve becerilerin en iyi ifade edilebilen iş kolu olan freelance, Türkiye’de artık bilinen ve tercih edilen bir iş çözümü halini almaya başladı.
Fakat bu kavramda yurdumuza has bazı özelliklerle biçimlenmek zorunda kalıyor. Böyle olunca da freelance çalışmak isteyenler genelde ana işlerinin yanı sıra ikinci bir iş olarak yürütmeye çalışıyorlar. Daha da kötüsü freelancer ile çalışmak isteyen kurumlarda bu iş koluna “ucuz iş gücü” olarak görmesine sebep oluyor.
İşin özünde varolan nitelikli iş gücü ve özgün yetenek keşfi gibi birçok nadir ve yegane olan özelliklerde daha ortaya çıkmadan yok olmasına sebep oluyor.
İş böyle olunca ana işinde az ücret alan veya mutsuz olan kişiler gecelerini ya da haftasonlarını freelancer olarak değerlendiriliyorlar.
Oysa ki işin iç yüzü böyle değil. Yani bizim anladığımız ya da bizim gördüğümüzden çok daha fazla derin bir iş kolu ile karşı karşıyayız. Çünkü yönetici de, art director de, grafiker de, müşteri temsilcisi de, sekreter de, officeboy da, tahsilatçı da sizsinizdir artık. 3 şey öğreniyorsunuz; Açgözlülük egosunu dizginlemek, disiplinli çalışma alışkanlıkları ve en önemlisi de insan ilişkileri…
Freelance üzerine yanlış bilinen bir noktada part time olarak algılanmasıdır. Oysa ki freealncer tam zamanlı bir iştir.Frelance olarak çalışırken normal bir personelden farklı olarak sadece kurumun kayıtlı personeli değilsinizdir yoksa kuruma ait sorunluluklarınız yine aynı düzeyde ve aynı kapsamdadır. (Tabii burada yaptığınız sözleşmenin kapsamı ve içeriğide önemli rol oynar.)
Freelance çalışmanın avantajlarından bahsedersek;
- Kendi yaratıcılığınızı daha fazla katıp kendinize ait bir iş üretebilirsiniz,
- Ücret ve koşulları işin kapsamına göre belirleyebilirsiniz,
- Uzman olduğunuz alanda kendinize geliştirmek çok daha kolaydır,
Dezavantajlarına bakacak olursak;
- Bireysel sorumluluk düzeyi çok yüksektir, herşey omuzlarınızın üzerindedir,
- Sosyal güvenlik haklarınız yoktur, bunuda ayrıca sizin düşünmeniz gerekmektedir,
- Sürekli iş garantisi yoktur,
- Freelancer’larla çalışan firmaların da en büyük dezavantajı yaptırım güçlerinin çok düşük olmasıdır.
Her geçen gün ülkemizde de çok değişik alanlarda freelancer ihtiyacı doğmakta ve bu gereksinimi gören birçok genç arkadaşımızda bu yöntemle iş üretebilmektedir.
Peki bu iş kolunun Türkiye’de daha çok kabul görebilmesi için bizlerin yapmamız gerekenlere gelecek olursak;
- Tüm freelancer’ların kullanabileceği sözleşme formatları hazırlanmalı,
- Freelancer’ların iş yönetimini ve takibini kolaylaştıracak sistemlerini gelişmesi,
- İş verenin freelancer’lar ile çalışmayı cesaretlendirecek etkinliklerin ve örnek olayların gündeme gelmesi,
- freelancer’lar ile işverenlerin hukuki haklarını koruyabilecek platformların hazırlanması gerekmektedir.
Bu konu üzerinde gelecek günlerde de daha detaylı bir şekilde durmaya devam edeceğim.

Son Yorumlar