Kişisel tarihimde bir milad noktası
Bundan tam 10 yıl önce merhaba dediğim sanal alemler nedense bende çok güvenilir hissiyat yaratmadığı için bir türlü kişisel verilerimi siber alemin boşluklarında saklayamadım. En güvenilir ve huzurlu nokta her zaman benim güzel makinam göründü gözüme. O nedenle tüm e-postalarımı, resimleri, iş takvimleri, adres defterlerimi hep çevrimdışı kaynaklarda tuttum, sakladım.
3 veya 4 ay öncesinden başlayan karın ağrılarım ve çok sevgili mac-book’umun beni yarı yolda bırakması, problem yaratması sonunda aslında çok güvenilir bir dost olmadığını kanıtladı. (Yaşattığı problemleri yazmak için geniş bir vakit arıyorum. Çünkü o kadar fazla ki.Tam ders çıkartılacak nitelikte şeyler yaşadığımı düşünüyorum.)
15 Şubat 2009 tarihinden itibaren tüm kişisel bilgilerimi online kaynaklarda tutmak için koca bir adım attım. Bundan aylar öncesinde gmail’e archieve dediğim e-postaların artık hepsini google’ın personal service’leri üzerinden takip etmeye başladım. Adres defterimi google’ın ellerine emanet ettim. Takvim ve görevlerimi iphone ile senkronize edebilmek için scheduleworld’e yükledim. Yanımda koca koca defterler taşımak yerine ufak bir deftere yüklendim, acil not almam gereken bilgileri. Diğerleri artık evernote’un sıfır ve birleri arasında. Time-management içinde artık panaromalar benim sıkıntılarımı çekmiyor, rescuetime takip ediyor.
(Eskiz Defteri hakk?nda notlar: 2.yılını yakın zamanlarda dolduracak olan eskiz defteri için de artık wordpress alt yapısına geçiyorum. Eskiz Defteri için kendi yazdığım kodlar çok eski ve demode kaldı. WordPress bu işi artık çok üst çizgilere taşıdı. O nedenle bir türlü tamamlayamadığım arayüzü artık wordpress için uydurmaya başladım. Pek yakında o da tamam olacak.)
| Print article |
