Web Tabanlı Hizmetler

E-posta, internetin varolduğu ilk dönemden günümüze kadar popülaritesini ve yeteneklerini hiç kaybetmeyen bir araç. Hala internetin vazgeçilmez iletişim araçlarından. Zaman zaman karşısına çok büyük idddaalarla güçlü rakip teknolojiler çıkmış olsa bile (örneğin; google wave) hepsi teker teker eriyip gitti.

Bu teknolojiye o kadar bağlıyız ki, bir çoğumuzun artık birden fazla e-posta hesabı mevcut. Peki bu kadar bağımlısı hale geldiğimiz e-posta kavramı ile nasıl başa çıkacağız?

İşte bu yazının merkez noktasında da bu konu var; “Birden fazla e-posta hesabını yönetebileceğiniz en iyi ve etkin methodlar“. Bu metodların pratik bir uygulamasını Google’ın Gmail’i üzerinden yapacağım.

Birden fazla Gmail Hesabı Kullanmak

Öncelikle birden fazla e-posta hesabı kullanmanın en büyük faydası, kişisel e-posta trafiğinizi dağıtabiliyorsunuz. Yani iş e-postalarınızı farklı bir adres üzerinden takip ederken, kişisel e-postalarınızı ayrı bir adresten takip edebilirsiniz. Böylece iş ile alakalı e-postaları özel hayatınıza taşımamış olursunuz.

Ama asıl konumuz bu durumu birleştirmek ve tek bir merkezden yönetmek isteyenleri kapsayacak. Yani iş e-postalarını kişisel e-postaları üzerinden takip etmek isteyenler için pratik çözümlerden bahsedeceğim. Özellikle “freelance” çalışan insanlar için çok faydalı olacağına inanıyorum.

Manuel olarak giriş-çıkış yaparak e-postalarınızı pek tabii kontrol edebilirsiniz. Fakat bu modern çağın zaman kavramı ile pek örtüşmeyen bir durum. Çünkü bu giriş-çıkışlar zamanla oldukça zor ve zahmetli hale gelmeye başlayacaktır. O nedenle şimdi pratik metodlara bir göz atalım, tüm e-posta trafiğimizi tek bir inbox’da toplayalım, rahat edelim, huzur bulalım!

1-Tek bir hesaba diğer hesapları POP3 protokolü ile ekleme

En eski metotlardan biri pop3 olarak e-posta hesaplarını uygun bir e-mail client’ine eklemektir. (e-mail client = eposta istemcisi.Örnek; Outlook) Böylece bir yazılım üzerinden tüm e-postalarınızı kontrol edebilirsiniz. Bu pratik ve faydalı çözümü Gmail kendi bünyesinde size sunuyor. Yani gmail üzerinden pop3 destekli diğer e-postalarınızı takip edebiliyorsunuz.  Bunun için yapmanız gerekenler sırasıyla;

1. Settings bölümüne giriniz.

2. “Accounts and Import” sekmesine tıklayınız.

3. Bu sekme altında “Check mail from other accounts (using POP3)” başlığı içinde “Add a POP3 mail account you own” adında bir link var. Buna tıklayarak pop3 destekli e-posta hesabınızı gmail’e ekleyebilirsiniz. Yanlız unutmadan gmail size outlook gibi sınırsız bir pop3 hesabı ekleme olanağı vermiyor. Bu işlemi yapabilmeniz için maksimum sayınız beş. Yani Gmail’e en fazla beş tane e-posta hesabı ekleyebiliyorsunuz.

2-Diğer hesaplardaki e-postaları tek bir hesaba iletme (forwarding)

Bir diğer eski metodumuz ise forwarding yani iletme. E-postanın vazgeçilmez özelliklerinden bir olan “ilet – forward” altyapısı ile ikincil e-posta hesabınızdaki tüm e-postaları ana hesabınıza yönlendirebilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken işlemler;

1. Settings bölümüne giriniz.

2. Forwarding and POP/IMAP sekmesine tıklayınız.

3. Add a forwarding address butonuna tıklayarak yönlendirmek istediğiniz ana e-posta hesabını girebilirsiniz.

Gmail’in güzel özelliklerinden biri sadece istediğiniz sizin için önemli e-postaları da yönlendirebiliyorsunuz. Creating a filter! link’i bu işlemi yapmak için sizi bekliyor.

3-Firefox eklentisi ile Gmail hesapları arasında hızlı geçiş

Browser’lara kuracağınız ufak eklentiler sayesinde birden fazla Gmail hesabınızı pratik ve hızlı bir şekilde kullanabilirsiniz. Bu işlem için Firefox’da en güçlü eklentilerden biri olarak karşımıza Gmail Manager çıkıyor. Chrome’da ise benzer görevi Simple Mail Checker for Gmail üstlenmekte. İkisi de birbirinden pratik ve kolay yöntemler barındırıyor. Bu özelliklere hızlı bir göz atmak istersek;

- Sizin için gmail hesaplarınızı hatırlıyor ve kayıt tutuyor.

- Yeni bir e-posta geldiğinde sizi sesli ve görüntülü olarak uyarabiliyor.

- Basit tıklamalar ile e-posta hesaplarınız arasında geçiş imkanı tanıyor.

4-Gmail’i çoklu hesap girişi ayarlama

Gmail’e has ve özel bir hesaplar arası geçiş opsiyonu var biliyor musunuz? Google Business App’i yaygınlaştırmak ve kullanımını pratik hale getirmek için yeni profil yapısı ile birlikte google altyapısına dahil edildi. Hesaplar arasında hızlı geçiş yapabilmek için tek yapmanız gereken işlem; profil resminizin olduğu sağ üst köşeye tıklayıp açılan pop-in pencereden “add account” butonuna basmak. Daha sonra eklediğiniz tüm hesaplar bu pop-in pencere üzerinde görüntülenecektir. Böylece hesaplar arasında tek tıklama ile geçiş yapabileceksiniz.

 .

20 Mayıs 20120 commentsDevamı

Unutmak insanın doğasında var. Hatta kimi zaman arzulanan ve istenilen, gerçekleştirebilmek adına çaba sarf edilen bir eylem bile olabiliyor. Sırf bunun için onlarca lira harcayıp kutu kutu haplar alabiliyoruz. Sırf unutmak adına…

Benim için ise unutmak; her türlü durum ve koşul altında, sıkıntı yaratan ve ağır gelen bir sürecin başlangıcı. Hayatım tek bir gayesi var o nedenle; yaptığım hataları, yanlışları, mutlulukları, sevinçleri, hiçbirini unutmamak, hep biriktirmek. Tekrar etmemek için unutmamak, yol kat edebilmek için unutmamak. 

Oysa ki insan her zaman unutmaya meyilli. Unutmanın en büyük dostu zaman. Sizi ablukası altına alan bir heyula. Gözler unutmanın esiri. O ne derse size onu yaptırıyor. Hatırlamanın hiçbir dostu yok. O nedenle her daim unutuyoruz ve dönüp dolaşıp aynı noktalara geliyoruz.

 

Şimdi gelelim asıl noktaya, peki unutmamak için teknolojiyi nasıl kullanabiliriz? Bana kalırsa gelişen teknoloji ve İnternet servisleri unutmanın en büyük düşmanı. Unutmak istemediğinizi size daima hatırlatma adına gizli bir dedektif gibi çalışıyor. Hele de var olan araçları biraz daha kabiliyetli olanlarla takas ederseniz beyniniz bir bilgisayar gibi işlemeye başlıyor ve unutmak zorlaşıyor.

 

Her ne kadar bilimsel araştırmalar, google ve wikipedia gibi servislerin insanı aptallaştırdığını gösterse de, bilinçli bir tüketim ile bu sendromun önüne geçilebileceğini kanaatindeyim. Doğru servisler akıllıca kullanıldığı takdirde, insanın hünerlerini zenginleştiriyor. Örneğin her ne kadar Facebook’un timeline arayüzünü beğenmesem de, unutmanın en büyük düşmanı olduğu fikrine sahibim. Yaptığınız tüm aktiviteleri, paylaşımları gün ve saat olarak tutup hem sizin takip edebilmenize hem de arkadaşlarınızın hafızalarında yer edinmesine sebep oluyor. Twitter bize anlık haberler vermesinden ziyade, yapılan bir organizasyondaki tüm notlarınızı biriktirmenize olanak sağlıyor.  foursquare ise gezdiğiniz ve bulunduğunuz noktaları daima size hatırlatan bir servis elamanı gibi çalışıyor. Fotoğraf paylaşımı olayına ise hiç girmiyorum bile. Eskiden sadece albümlerde saklı kalan anılarımız, artık flickr ve instagram gibi servisler sayesinde gün yüzüne çıkıyor. Kısacası, paylaşmanın yeni dünya düzeni olmasını bir kenara bırakıyorum sadece ve sadece diyorum ki; paylaşmak insanın bünyesine iyi geliyor, şifa veriyor. 

 

Peki unutmanın önüne geçebilecek alternatif servisler neler? Şimdi kısa kısa bunlara değinelim.

Online günlük servisleri

Öncelikle belirtmekte fayda var; burada bahsedeceğim günlükler, blog kavramından farklı bir yere konumlanıyor. Bu günlükler siz istemediğiniz takdirde daima özel olarak yayınlanıyorlar ve bilgilerinizi paylaşmıyorlar. 

1.penzu.com

Edebiyat hocalarımızın ısrarla söylediği “günlük tutun” cümlesini en mükemmel şekilde ele alan ve basit bir günlük kavramını zenginleştiren bir servis, penzu. Edebiyat hocalarımız penzu’nun varlığından haberdar olsa eminim daha az günlük tutun derler. Çünkü penzu ile başladığınız günlüklerin sonunu getirmek çok kolay. Penzu sizi hiçbir durumda ve koşul altında günlük yazmadan rahat bırakmıyor. Her gün yazı yazmanız için e-posta üzerinden sizi rahatsız ediyor. Mobil uygulaması sayesinde tacizlerde bulunabiliyor. Hatta bu hatırlatmaların oranını artırırsanız günlük yazmadığınız takdirde normal hayatınıza devam ettirmeyecek kadar sizi rahatsız edebiliyor. Ayrıca, günlük olayını basit bir yazıdan ibaret saymadığı için istediğiniz görsel, arkaplan ve yazı stilleri ile özelleştirmenize olanak sağlıyor. O nedenle çok zengin ve şık duran günlük sayfalarını çok rahat ve hızlı bir şekilde hazırlayabiliyorsunuz. Hem ücretli hem de ücretsiz sürümü bulunan penzu, 256 bit günlük korumasıyla yazdıklarınızı yeri geldiğinde size bile göstermeyecek kadar da güvenlik delisi bir servis.Penzu’da yok yok aslında içeriklerinizi etiketleyebiliyorsunuz, versiyon kontrolü mevcut bu sayede yazdığınız yazının kaybolma durumu gibi bir durum söz konusu bile değil ayrıca,

2.memiary.com

Memiary son derece basit ve sade bir günlük sistemi. Hatta günlük cümle sistemi bile diyebiliriz.Çünkü herşeyi cümle cümle yazıyorsunuz. Tüm işlemler cümleler üzerinde dönüyor. O nedenle gayet basit ve başarılı. Yazdıklarınızı yazı için de hashtag kullanarak etiketleyebiliyorsunuz. Böylece arşivleme ve geri dönüp bakmakta çok kolay oluyor. Arşivleme ve filtreleme yetenekleri gayet güçlü. Tamamen ücretsiz bir servis.

3. ohlife.com

ohlife son derece basit ve sadece bir başka günlük sistemi. Diğer alternatiflerinden en büyük farkı geçmişinizi siz hatırlamak istemediğiniz koşul ve durumlarda da hatırlatabiliyor olması. Bunun için size gönderdiği günlük postaların altında geçmişte yazdığınız yazılardan paylaşımlar koyuyor. Ya da online sistemi kullandığınız zaman, size yine geçmişte yazdığınız yazılardan paylaşımlar yapabiliyor. En iyi tarafı tamamen ücretsiz ve e-posta üzerinden günlük yazabilmenize olanak sağlıyor.

4.diary.com

Adı kadar güçlü bir başka günlük servisi ile karşı karşıyasınız. Yine son derece basit ve sade bir arayüzü olan diary, gelenekselci yaklaşımdan uzaklaşmadan size günlük tutabilmenize olanak sağlıyor. İsterseniz online mağazasından günlük defterleri satın alabilir (defterlerin üzerine adınızı yazabiliyor!) ya da basit bir üyelik formu ile üye olup notlar tutmanıza olanak sağlıyor. En özgün taraflarından biri snip and collect hizmeti. Bookmarlet çözümü ile şekillenen bu servis ile internet üzerinde gezinirken gözünüze çarpanları toplayıp biriktirmenize olanak sağlıyor. Diary.com’un en büyük dezavantajı arşivleme ve filtreleme opsiyonlarının zayıf olması. O kadar zayıf ki arama fonksiyonu bile yok!

5.loggel.com

Adı üzerinde bir log’lama servisi; loggel.com. Enteresan bir şekilde çalışıyor ve alternatiflerinden farklı değerler taşıyor. Kendinize ait birden fazla lifelog oluşturabiliyorsunuz. Bu lifelog’lar ile çeşitli günlük ve anlık notlar alabiliyorsunuz. (Tabii aldığınız notlar çoklu medya destekli.) Böylece bir konu hakkında bildiklerinizi, birikimlerinizi veya günlük aktivitelerinizi bir yol haritası şeklinde tutup gözlemleyebiliyorsunuz.

6.idonethis.com

Günlük kavramını değiştiren servis, size bir önceki gün yaptıklarınızı yazabilmenize olanak sağlıyor. Hem web üzerinden hem de e-mail üzerinden yaptıklarınızı yazabildiğiniz servisde, takvim üzerinden yazdıklarınızı takip edebiliyorsunuz. Genel olarak amacı çalışanların yaptıklarını takip edebilmek olsa da kişisel kullanımda günlük kavramına kattığı değerlerle göz atmaya değer öğeler barındırıyor. Örneğin; “personal visuals” adı altındaki görüntülerde kelime bulutu ve yoğunluk grafiği kendi kişisel geçmişinizi analiz etmek ve değerlendirmek için hızlı ve kolay işlem yapabilme olanağı sunuyor.

 

 

 

 

 

 

Herşeyi yazdık çizdik yine hiçbir şekilde aklımızı kullanmadık diyorsanız? Onun için de çeşitli online araçlarımız mevcut. İnanın onlar da sizin beyin aktivitelerinizi geliştirebilmek için can atıyorlar!

 

 .

13 Nisan 20120 commentsDevamı

Web tasarımın vazgeçilmez ortamı herkesin bildiği gibi internet gezginleri yani orjinal tabiriyle browser’lardır. Browser’lar artık taş devri dönemlerini tamamlayıp daha gelişkin ve daha hünerli hale geldi. Hatta bu kulvardaki teknolojik gelişmeler browser’ların yerinde saymasına da engel oldu ve onları da beraberinde gelişmeye zorladı.

Bundan bir yıl öncesine baksak, çok daha kritik bir konudan bahsediyor olacaktım ama şu an için kritik önemini azda olsa azaltan bir ortam var. HTML5′in vazgeçilmez olması, CSS3′ün hünerleri artık browser’ların daha stabil ve daha kullanıcı dostu olmasını sağladı.

Ama yine de front-end developer’ların yani web tasarımcıların atlamamaları gereken önemli bir test adımı var; browser uyumluluk testleri. (testing browser compability)

Bu test işlemleri, arayüzün web’e adapte edilmesi için yapılacaklar tamamlandıktan sonra hangi browser’da ne ölçüde başarılı görüntülendiği ve kullanılabilirliği ne ölçüde etkilediğini ölçmek adına önemli bir adımı barındırır. Testlerin sonucuna göre hangi platformlar üzerinde hangi browser’lar ile ne gibi sorunlar çıkabileceği tespit edilir. Yayın öncesi, daha iyi bir kullanıcı deneyimi yaratabilmek için browser kaynaklı teknik sıkıntılar tespit edilir ve giderilir.

Yazının devamında browser uyumluluk testleri için kullanabileceğiniz bazı araçlardan bahsediyor olacağım.

1. Tüm platformlarda tüm browser’ların ekran görüntüsünü görebilmek için: browsershots.org

Browser testi deyince akla her zaman ilk gelen bir site olurlar kendileri. Tıpkı mendile isim veren selpak gibi literatüre geçmişlerdir. Zaman zaman aşırı yavaş olsa bile sitelerin browser ve platformlar üzerindeki durumlarını kontrol edebilmek için başarılı bir test ortamı sağlar. Seçtiğiniz kriterlere uygun ortamlardaki görüntüleri sizin için screenshot olarak derleyip sunabilir. Ayrıca, açık kaynak bir proje olması ile de kalplerimizin en nadide yerine sahiptir.

 

2. iyi bir internet explorer test ortamı için: ietester

Browser uyumluluk testleri dendiği zaman terazinin bir tarafına internet explorer ve ailesini, diğer tarafına da var olan bilindik tüm tarayıcıları koyabilirsiniz. Emin olun Microsoft’un vazgeçilmez browser’ı tek başına tüm browser’lardan kat be kat daha çok başınızı ağrıtabiliyor. Bunun için de vakti zamanında (özellikle internet explorer 6′nın hükümdar olduğu dönemlerde) sıklıkla kullandığım ietester’lara yine bir göz atmanızda fayda var. IE-6′nın krallığı sona ermesiyle, ietester çok kan kaybetmiş olsa bile,, IE ailesi için hızlı ve dinamik testler yapabileceğiniz bir araç. Ne zaman lazım olabileceği inanın bilemezsiniz.

 

3. adobe’un browser compatibility ortamı: browserlab

Adobe’un CS4 ile beraber hayatımıza kattığı web tabanlı servislerden biri olan Adobe browserlab, Dreamweaver ile çok iyi çalışıyor. Özellikle CS5′den sonra gelişmiş entegrasyon özellikleri ile Dreamweaver’ını harika bir test ortamına çeviriyor. Böylece, farklı platform ve farklı browser’ların görüntülerini editör üzerinden edinebiliyorsunuz. Sadece test etmenize değil karşılaştırmalar yapmanıza da olanak veriyor. Uygulamanın arayüzü flex tabanlı olması ile kullanıcı dostu ve klasik Adobe yaklaşımını buram buram sezebilirsiniz. CSS kaynaklı kaymaları, bozulmaları tespit edip size analiz yapabilmeniz için çeşitli ölçüm araçları barındırması da sistemin artı değerlerinden biri. Örneğin bu işlem için browerlab’a eklenen cetvel aracı, ilginç ve pratik.

 

4. web tabanlı internet explorer testleri için alternatif bir çözüm: netrenderer.com

Alman kökenli netrenderer projesi de browsershots gibi web tabanlı çalışan ve seçtiğiniz kriterlere göre size preview screenshot’lar hazırlayan bir başka proje. İncelememe dahil etmemin en büyük sebebi çok hızlı olması. Seçtiğiniz kriterlere göre size hızlı bir preview hazırlıyor. Benzer uygulamalardan en büyük eksik yanı işletim sistemini bir parametre olarak seçemiyorsunuz.  Her ne kadar bünyesinde IE-10 Consumer Preview’i de barındırıyor olsa bile browser çeşitliliği de şu an için az.

 

5.İdeal test ortamı: Sanal Bilgisayarlar üzerinde gerçek testler yapın!

İdeal test ortamını tanımlamak istersek tek çıkar yol sanal pc kurulumları olduğunu açık ve net olarak görebilirsiniz. Çünkü üzerinde çalıştığınız projelerin büyüklüğü, tasarladığınız arayüzün sahip olduğu oyunlara göre yapacağız testlerinde ciddiyeti ve kapsamı artacaktır. Anlık alacağınız preview’ler genel olarak projeyi test etmeye yeterli olmayacaktır.  Bir de tabii bu işten ekmek yiyor ve bu işi profesyonel olarak yapıyorsanız muhakkak ama muhakkak en uygun ve elverişli bir test ortamı yaratmanız gerekecektir. O nedenle uygun bir sanallaştırma yazılım paketi ile projenin hedeflediği platformları seçerek kurulumları yapabilir. Daha sonra browser’ların kurulumlarını bu sanal işletim sistemleri üzerine gerçekleştirebilirsiniz. Bu test ortamını hazırlamak elbette biraz vaktinizi alacaktır ama var olabilecek hataları kullanıcıdan önce test edebilmenize olanak sağlayacaktır. Bu test ortamını yaratabilmeniz için bilmeniz gerekenler ise;

  • sanal pc yazılımı ve kurulumu (wmvare workstation, Microsoft’un virtual pc’si veya Oracle’ın virtual box’ı işini görecektir.)
  • işletim sistemlerinin kurulum cd-rom’ları
  • test yapmak istediğiniz browser’ların kurulum dosyaları (güncel ve yaygın olarak kullanılan browser’ları takip edebilmeniz için güzel bir kaynak)
  • tek bir işletim sisteminde farklı sürümlerde birden fazla internet explorer çalıştırma (bu işlem için bu yazıya göz atabilirsiniz)
Peki kolları sıvadınız benim önerim olan ideal test ortamını hazırlamaya karar verdiniz? Peki hangi işletim sistemleri ve hangi browser’ları kuracaksınız? Bunun için de aşağıdaki listeyi bir göz atmanız yeterli olacaktır.

 

 

 

 .

09 Nisan 20120 commentsDevamı

“Çoklu” kelimesi bizim literatürümüzde özellikle MSN için var. Birden fazla msn hesabı ile arkadaşını abondone edebilmek birçok insanın vazgeçilmez tutkusuydu bir zamanlar. (Hala da oldukça yaygın.) Tabii bu tutluyu sadece MSN ile sınırlamak yeterli ve anlamlı değil. Ayrıca artık modern çağlarda birden fazla hesap önemli bir gereksinim halini aldı. Kimi özel ve kişisel paylaşımlar için daha gizli bir hesaba ihtiyaç duyulabiliyor. Ya da tek bir konu altında yapacağınız paylaşımlarda alternatif bir hesap kategorizasyon açısından daha anlamlı olabiliyor. Ben de bu yoldan hareket ile sizler için ufak bir derleme yaptım.

Çoklu Twitter için : splitweet.com

Tek bir hesap üzerinden birden fazla twitter hesabınızı yönetebileceğiniz başarılı bir site. Ayrıca, takip ettiklerinizi ve markanızı da izleyebilir, yönetebilirsiniz. Arayüzü twitter’a göre her ne kadar zayıf kalsada sağladığı işlevsellik ile kullanmaya değer bir uygulama.

Çoklu Facebook için : facedekk.com

İnternet tabanlı çoklu facebook hesap yönetimi konusunda bahsedebileceğim kadar başarılı ve kayda değer herhangi bir uygulamaya rast gelmedim. Ama mecra iphone olduğu zaman daha çok alternatif ile karşılaşmak mümkün. Bunlardan biri olan facedekk, ücretli bir app olsa bile sahip olduğu özellikler ile çoklu facebook hesap yönetimini başarılı bir şekilde gerçekleştirebiliyor.

Çoklu WordPress için : managewp.com

Birden fazla wordpress’i tek bir panel üzerinden kontrol etmek yabancı bir kavram değil. Hatta büyük bir ihtiyaç. Bu ihtiyaçtan dolayı 3.0 sürümüne de çoklu blog yönetimi konusunda birçok parametre eklendi. Bu nedenle bu sürümden itibaren artık kullanıcılar birden fazla blog yönetmek için ekstra çaba sarfetmeleri çok gerekmiyor. Ama yine de teknik işlemlerle uğraşmamak adına kolay ve basit bir şekilde çoklu blog yönetimi için güzel bir alternatif; managewp. Kurulumu çok basit (sadece blog’unuza bir plug-in eklemeniz yeterli.) kullanımı da wordpress ile eş değer niteliklerde. O nedenle hızlı ve kolay bir şekilde adapte olabileceğiz bir sistem.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 .

13 Eylül 20110 commentsDevamı

Gmail her ne kadar arayüzü hala eski otantin web yıllarımızı hatırlatsa da, sahip olduğu işlevsel yollarla hala benim için büyüleyici. Dosyalarda ve mail’lerdeki sürükle bırak uygulaması yeni eklenen önceliklendirme hizmeti benim favori seçeneklerimden. E-posta konusunda bana güzel kullanıcı deneyimleri kazandıran gmail şu ana kadar çok az üzmüştür beni. (O karanlık anlardan örnekler vermek gerekirse; zaman zaman yaşanan bağlantı problemleri, sunucu bağlantı kopmaları nedeniyle gitmeyen e-posta’lar…)

Hele bir de günlük olarak yüzlerce e-posta ile uğraşıyorsanız, bir de bunun üzerine iş hayatınızın akışı da e-posta içersinde geçiyorsa kaybolmanız ve stresslere boğulmamanız elde değildir. Bu zorlu süreçte etkin e-posta yönetimi için en temel prensip gelen kutunuzu temiz tutmak ve takip etmeniz gereken e-postalarınızı hızlı bir şekilde göreve dönüştürmeniz gerekmektedir.

İşte bu noktada gmail’in bir farkı daha ortaya çıkıyor. Uzunca bir vakittir gmail API  ile isteyen tüm geliştiriciler gmail için üretken ve yardımcı araçlar hazırlayabiliyorlar. Bu yazıda da o nedenle paylaşacağım araçların büyük bir çoğunluğu gmail ile haşır neşir olacaktır. Şaşırmayın.

1.taskforceapp.com


taskforce gmail’inizi görev yöneticisine çeviren bir uygulama. Öncelikle uygulama sizden, gmail adresiniz ile login olmanızı ve browser eklentisi indirmenizi istiyor. Böylece gmail hesabınızı akıllı bir görev yöneticisine çevirmiş oluyorsunuz. Bu eklenti ile gelen e-postaları anlık göreve çevirebilir, ilgili bir tarihe atayabilirsiniz. Böylece belirttiğiniz tarih gelene kadar ilgili e-posta gelen kutunuzundan kaybolarak organize olabilmenize yardımcı olacaktır. Hele günde 100-200 e-posta ile uğraşan insanlar için kritik e-postaları hızlıca göreve dönüştürebilme olanağı veriyor.

2.cloudmagic.com


İkinci aracımız ise Google’ın e-posta, doküman ve kişiler hizmetlerinde hızlı arama yapmanızı sağlayan cloud magic. Bu hizmette taskforce benzeri bir mantıkla çalışıyor. Çok hızlı arama yaptığı gibi dokümanlarınız ve e-postalarınız üzerinde anlık önizlemelerde oluşturabiliyor. Bu da bulduğunuz sonuçları kıyaslama olanağı sunması açısından çok güzel. Ayrıca, bu işlemleri hem offline olarak hem de çoklu hesap ile gerçekleştirebilmekte.

3.emailga.me


Çok enteresan bir e-mail uygulaması olan emailgame size e-postalar üzerinde hızlı karar vermeniz yönünde teşvit ediyor. Bunu da kendi algoritmasına göre puanlıyor. Doğru ve hızlı karar verdikçe aldığınız puan yükseliyor. Yine günlük e-posta hacmi çok yüksek olan insanlar için güzel bir araç. Böylece e-posta okuma ve değerlendirme gibi işlere saatlerinizi ayırmadan hızlı ve pratik bir şekilde göz taraması ile işlerinizi organize edebilirsiniz.

4.otherinbox.com


otherinbox sadece gmail değil, AOL ve yahoo gibi e-posta hizmetleri ile de entegre çalışabiliyor. Peki ne yapıyor derseniz? aslına şu ana kadar bahsettiğimiz en akıllı e-posta aracı. Kendi veritabanına göre gelen kutunuzu tarayan otherinbox hizmeti, akıllıca bir şekilde e-postaları kategorize ediyor. Daha sonra da size özet bir tablo ile kategorilerin durumunu sunuyor. Takıldığı yerde size de soran hizmet, e-postalarını önceliklendiriyor acil olanları hatırlatıyor. E-posta organizasyonu için iyi kelimesi ile ifade edilemeyecek kadar kabiliyetli ve becerikli bir uygulama.

5.activeinboxhq.com


görev yöneticisi olmanın bir adım ötesine giden bu uygulama,  detaylı bir hareket planı çıkarabilmenize olanak sağlıyor. Yine broser eklentisi olarak çalışmakta.

6.context.io


Aslında context.io e-posta kullanıcısını direk etkileyen bir hizmet değil. Ama yukarıda bahsettiğim uygulamaları alıp başka diyarlarda koşturabilecek ve benzer işlerin çıkmasında tüm altyapıyı sağlayacak bir hizmet. Context.io‘da size bir hizmetten çok bir API tedarik ediyor. Bu API ile beraber sizde kendi uygulamalarını e-posta istemcileriyle entegre çalışabilir hale getirebiliyorsunuz. Yani uygulamanız ile ilgili işlemleri istemci içersinden direk ulaşıp yapabiliyor. Context.io‘nun ne yaptığını daha iyi anlayabilmek için resmi sitedeki DokDok çalışmasını muhakkak izleyin veya dokdok’u deneyin..

25 Mayıs 20110 commentsDevamı
View Sidebar