Kullanıcı Deneyimi – Etkileşim Tasarımı

Çerezlik niyetine 2 yazı peş peşe yazacağımı söylemiştim. Şimdi geldik ikinci yazıya, buyrun; Kindle’ın Personal Documents’da birikmiş dökümanları toplu silme işlemi.

Amazon, gönderdiğiniz her dokümanı ısrarla saklamak istediği için kindle cloud arabiriminde toplu silme işlemi malesef yok. O nedenle bu dokümanları silmek istediğiniz zaman tek tek silmeniz gerekiyor. Bu işlemde acaip yorucu ve sinir bozucu, bir durum. Bu noktada ufak bir kod parçası hayat kurtarıcı olabiliyor.

Derin okuma için veya okurken dikkat dağılmaması için Kindle mucizevi bir rol üstlenmekte. Bu kabulümüz, eyvallah. Dikkatinizi dağıtacak veya okumanızı bölecek hiçbir şey olmadan sadece okumaya odaklanmak son zamanlarda oldukça zorlaşıyor. Bu nedenle chrome’a eklenti yükleyerek veya Readibility gibi uygulamalar ile Kindle’a içerik göndermek giredek vazgeçilmez bir hal alıyor. Tabii bu depolama durumu Kindle kütüphanenizin dolması ile sıkıntılı anlara da sebep olabilmekte. Bu tip bir durumda, Amazon Kindle’ın arabirimini kullanarak dokümanlarınızı organize etmek veya başa çıkmak oldukça zor.

Amazon bu arabirimi bilerek geliştirmiyor. Öncelikle, Kindle’a gönderdiğiniz tüm içeriklerin her an erişilmesine olanak sağlamak istiyor. Ayrıca, kullanıcıların satın aldıkları kitapları kazayla silmesine izin vermemeye gayret ediyor. Fakat her ne sebepten olursa olsun kötü bir arayüzde az fonksiyon ile iş görebilmeniz gerekmekte. Bu nedenle ufak bir kod ile özellikle personal documents ekranında listelediğiniz tüm dokümanları tek seferde silebilme olanağına sahip oluyorsunuz.

jQuery('.orderActions').each(function(){
    Fion.deleteItem('deleteItem_' + jQuery(this).prev().val())
})

Bu ufak kod sayesinde aynı anda 15 dokümanı silebiliyorsunuz. Bu da oldukça size hız kazandırıyor. Bu kodu bir bookmarklet olarak browser’ınızın sık kullanılanlarına eklerseniz personal documents üzerinde 15 tane içeriği aynı anda silebilirsiniz.

Sizin için bookmarket’i bir link haline de getirdim. Sadece yapmanız gereken Bu link’i sürükleyip browser’ınızın bar’ına yerleştirebilirsiniz..

10 Mart 20141 commentDevamı

Sıklıkla yaşadığım ve kişisel teknolojik felaket olarak nitelendirdiğim bir durum var; disk’lerin fiziksel olarak bozulması. Bu durum tıpkı doğal afet sonrası gibi eğer önceden gerekli hazırlıklar ve çalışmalar yapılmaz ise koca bir kabusa dönüşebiliyor.

Öncelikle veri kaybının belirtilerine bir bakalım;

  • Dosya açılmıyor veya görüntülenemiyorsa,
  • Dosyayı açarken sistem donuyor ve ya kilitleniyorsa,
  • Dizin içeriği bozuk ve dosyalar açılmıyorsa,
  • Bilgisayarınızdan özellikle sabit disk’ten anormal sesler çıkıyorsa,
  • Bilgisayarınız sabit disk’i görmüyorsa,

tehlike çanları sizin için çalıyor demektir. Eğer bu tip bir olay yaşamadan önce gerekli önlemleri daha önceden aldıysanız süreç sizin için sadece bozulan bir elektronik cihazın yenilenmesi veya değiştirilmesi olarak geçecektir. Diğer bir deyişle acısız ve temiz olacaktır. Gelgelelim aksi bir durumda yapacağınız işlemler çok daha şiddetli ve yorucu oluyor.

Öncelikle, yazılımsal veri kayıpları yani silinen, formatlanan verilerin geri getirilmesi nispeten daha kolay. Bu tip sorunlar zaten yazılımsal problemler olarak nitelendiriliyor. Bu konular üzerine uzmanlaşmış yazılımlar mevcut. Eğer sektörlerin üzerine yeni veri yazılmamış ve derin formatlama işlemi yapılmadıysa kurtarma süreci çok sağlıklı gerçekleşiyor ve %100 varan bir başarı ile sonuçlanıyor.

Donanımsal aksaklıklardan dolayı meydana gelen veri kayıplarında ise kişisel olarak yapabileceğimiz neredeyse yok gibi birşey.

Yukarıdaki belirtiler, tüm veri saklama medayaları için geçerli. O nedenle ister sabit disk olsun, ister hafıza kartı benzer bir durum sezdiğiniz an temel yapmanız gereken medyayı söküp bu konuda uzmanlaşmış bir firmadan destek almak olacaktır.

Geçen aylarda benimde başıma benzer bir durum geldi. İçinde kritik bilgilerin olduğu sabit disk’im arıza verdi. Bilgisayar tarafından zor görülen ve erişilemeyen bir hal alan sabit disk’i veri kurtarma şirketlerinden birine emanet etmek için bir araştırma yapmaya başladım.

Araştırma yaptığınız zaman bu konuda uzmanlaşmış ve rüştünü ispatlamış İstanbul’da 2 firma karşınıza çıkıyor. Diğer bir çoğu ise bu firmaların iş ortağı, şubesi konumunda. Bir diğer bölümü ise veri kurtardığını söylese de pek güven vermiyor. Benim izlenimim bu bölüme giren firmalar daha çok yazılımsal boyutta veri kurtarma işlemi gerçekleştiriyor.

Gelelim bu 2 firma hangisi sorusunun yanıtına. Veri kurtarma konusunda uzmanlaşmış ve bu konuda ciddi çalışmalar yürüten firmalardan biri; Mydisk. Diğeri ise; verikurtarma

Kısa bir araştırma ve aldığım 1-2 tavsiye sonucunda benim tercihim Mydisk oldu. Bunun nedenini ve yaşadığım süreci size ilerleyen bölümde anlatıyor olacağım.

Bozulan bir disk’e sahip olunca ve bundan veri kurtarabilme ihtimalini düşününce öncelikle ikna olmak ve inanmak istiyorsunuz. (Tatmin olma ihtiyacı.) Çünkü sabit disk gibi nazlı ve hassas çalışan bir cihaz için kişisel olarak yapabilecekleriniz çok az. O nedenle güven duyabilmeniz çok önemli. Bu duygular ve fikirler içerisinde verikurtarma ile de görüşmelerim oldu ama hem yaklaşımları hem de yaşayacağım süreç konusunda tatmin olamadım.

Veri kurtarma firmaları konusunda genel izlenimleri paylaşayım;

  • Neredeyse tüm veri kurtarma firmalarına (hatta bir çoğunun şubesi dahil) C.tesi günü ulaşmanız mümkün değil. Hepsi kapalı veya yetkili birine erişebilmeniz çok zor. Bilgi alabilmek neredeyse imkansız.
  • Eğer soğuk kanlı ve sakin biri iseniz olayı daha rahat geçerilebilirsiniz. Firmalar güzel bir iş akışı geliştirmişler. Çoğu işlemi kargo aracılığıyla yapabilmeniz mümkün.
  • Yapılacak İşlemler uzun ve detaylı bir süreç barındırdığından ötürü, firmalar olabildiğine sakin ve kararlı yaklaşıyorlar. Size gereksiz yere ümit verecek herhangi bir şey söylemiyorlar. (Bu çok iyi bir durum tabii)

Benim durumumda; disk’in kafasında problem vardı ve okuma işlemini gerçekleştiremiyordu. Aynı zamanda, disk üzerinde bad-sector meydana gelmişti. Durum yani olabildiğince kaotikti. Daha önce de belirttiğim gibi tavsiye üzerine gittiğim Mydisk firması olaya gayet ciddi ve yetkin bir şekilde yaklaştılar. Disk üzerinde yapılan tüm işlemleri hatta firma olan iletişimimi bile web üzerinden bana özel tanımlanan bir hesap aracılığıyla görebilmem mümkün oldu. Bu da süreci takip edebilmemi ve daha emin olabilmemi sağladı.

Gelelim şimdi sürece;

  • Öncelikle disk üzerinde inceleme yapılıyor ve problem tespit ediliyor.
  • Eğer fiziksel bir müdahale yapmak gerekiyorsa sizden izin istiyorlar. (Çünkü müdahale sonucunda diskin kullanılabilme şansı tamamen ortadan kalkıyor.)
  • Daha sonra genel bir tarama yapıp veri kurtarma opsiyonları inceleniyor ve disk’in dizin yapısının görüntüsü çıkartılıyor.
  • Bu işlemin sonucunda size bir fiyat teklifi veriliyor. Mydisk kurtarılacak veri başına değil işlem için kullanılan “clean room” saatinden bir hesap yapıyor.
    (O nedenle veri başına bir pazarlık yapabilmeniz pek mümkün değil.)
  • Fiyat teklifini kabul ederseniz sizden kopyalama yapacağınız bir disk istiyorlar. Disk’i teslim etmeniz ile beraber veri kopyalama işlemi başlıyor. Bu işlem disk’in üzerindeki bad-sector sayısına göre uzun sürebiliyor.
    Disk’i kopyalama işlemi ben de 2 kez gerçekleşti. İlk işlemde dosyaların büyük bir bölümü bozuk ve hasarlı olduğu için işlem tekrarlandı. İlk işlem yaklaşık olarak 4 gün sürerken tekrarlanan işlem 2 hafta kadar sürdü. İkinci işlemin daha uzun olmasının sebebi; derin ve birebir disk image’ı alınması olarak beyan edildi. (Gerçekten de bozuk HDD’in birebir image’ı alınmışdı.)  Sonuç itibariyle de tüm verilerim kurtarıldı.

mydisk_takip_sistemi

Bu noktada, mydisk takip ekranından tüm gerçekleşen işlemleri takip edebilmem oldukça rahatlatıcı bir unsurdu. Ayrıca, firma verileri kopyaladıktan sonra yaklaşık 1 hafta kadar daha verileri saklıyor. Ters bir durumda tekrar sizinle paylaşabilmek adına. Bu da sizin yeni yedekler alabilmeniz için yeterli bir süre.

Süreç içerisinde eğer sıklıkla ihtiyacınız olan bir takım veriler varsa bunları öncelikli olarak kurtarabileceklerini de belirttiler. Firma sadece bu konu üzerine uzmanlaştığı için referansları da gayet güçlü.

Maddi açıdan çok etkileyen ama sonuç itibariyle mutlu biten ve beni çok zorlu durumlardan kurtaran bir şekilde bu olayı da atlatmış oldum. Siz siz olun yedek almaya önem verin bu tip olayları yaşamayın.

 .

07 Şubat 20143 commentsDevamı

Her ne kadar Windows 8 ile beraber kopyama işlemi üzerindeki hakimiyetimiz artsa da, bence yeterli düzeye ulaşmadı. Buradaki tatminsizlikten hareket ile daha iyi dosya yöneticileri veya daha iyi bir kopyalama işlemi olabilir mi sorusuna yanıt aramaya başladım. Özellikle bu durum Windows 7 kullanıcıları için daha da vahim.

Teracopy

İlk seçeneğimiz teracopy. Teracopy özellikle win-7 kullanıcıları için çok iyi bir seçenek. Kopyalama işlemi için özel bir algoritma kullanan yazılım, süreci hızlandırdığını da söylemekte. Ayrıca, kopyalama işlemi esnasında herhangi bir problem olursa bunları da sizin için raporluyor. Var olan kopyalama işlevi yerine birebir geçiyor ve kendi özel ekranından işlem hakkında detaylı bilgi alabilmenizi sağlıyor.

Robocopy

Bildiğiniz gibi windows 7 ile beraber konsolun yeteneklerine oldukça sınırlılıklar getirilmişti. Konsolun rahatlığı ve hızını arayanlar için Microsoft tarafından özel olarak yayınlanan Robocopy konsol üzerinde erişebileceğiniz tüm kopyalama becerilerini bir arada sunuyor. Ayrıca, tıp kı eki günlerdeki gibi batch dosyaları da oluşturabiliyorsunuz. Bu vesile ile bir zamanların sistem yöneticilerinin vazgeçemediği batch dosyaların rahatlığını günümüzde back-up işlemlerini otomatize edebiliyorsunuz.İndirmek için bu sayfayı ziyaret edebilirsiniz.

Copy Handler

Kopyalama işlemi üzerine uzmanlaşan özel araçlardan biri olan Copy Handler, system tray’a yerleşiyor ve kopyalama işlemlerini takip ediyor. Kopyalama yapıldığı zaman devreye giren araç, süreci kontrol edebileceğiniz özel seçenekler sunuyor.

ExtremeCopy Standard

Hem ücretli hem de ücretsiz 2 farklı sürüm barındıran programın eski sürümlerinin portable hali de mevcut. Böylece USB belleğiniz üzerinde de her an araca ulaşabiliyorsunuz. Windows 8 kullanıcıları için çok özel seçenekler sunmasa bile eski windows’larda fark yaratıyor, büyük bir kolaylık sağlıyor.

FastCopy

Bu alanda birçok kullanıcı tarafından en fazla önerilen araç olan FastCopy’de, bir çok buffer seçeneği mevcut olarak bulunuyor. Kopyalama işlemi için özel bir algoritma kullandığını söyleyen FastCopy uygulaması, ücretsiz ve 32/64 bit için ayrı sürümleri bulunuyor.

TotalCopy

Windows’un kopyalama işlevi yerine birebir yerleşen ücretsiz uygulama olan TotalCopy, süreci yaklaşık olarak %10 oranında daha hızlandırdığını iddia ediyor.

 

 

 

 .

25 Ocak 20140 commentsDevamı

Büyük SQL dosyalarını yüklemek için phpmyadmin kullanımına dair bir yazı yazmıştım. Şimdi yine aynı konuda 3 farklı çözüm yolundan daha bahsedeceğim.

Daha önce bahsettiğim metodda, phpmyadmin’in web arabirimi aracılığıyla yüklenen SQL dosyalar için ön tanımlı boyut sınırını nasıl aşılabileceğini göstermiştim. Bu yazıdaki metodlar diğer metoddan oldukça farklı. Hatta kimi durumlar için daha fazla yardımcı olabilir.

1. BigDump

Basit bir kod betiği olan BigDump, sunucuda tanımlı limit sınırlarına göre akıllıca bir şekilde sql satırlarını yükleyebiliyor. Kullanım hakkında detaylı bilgiyi script’in kendi resmi web sayfasında da bulabilrsiniz. Ama temel olarak çalışma prensibinden bahsetmek gerekirse, sql dosyasını FTP ile web alanınıza yüklüyorsunuz daha sonra da ilgili dizini BigDump üzerinden gösterip yükleme işlemini başlayabiliyorsunuz. Kullanımı oldukça basit ve size bolca zaman kazandıracağı da kesin.

2. SSH

SSH bildiğiniz gibi sunucudaki işletim sisteminizi komut sistemine erişebileceğiniz bir protokol. Güvenli veri erişimi için birebir. Putty gibi basit bir program ile SSH bağlantı kurabilirsiniz. Sadece tek önemli husus; uygulayabilmeniz için sunucuya tam yetki erişim hakkınız olması gerekiyor. Yani root olarak erişmeniz gerek. Bazı paylaşım alanlı web sağlayıcılarında bu özellik paketin kapsamında sunuluyor. Ama yine de genellemek hatalı, sonuçta özel bir hizmet.

SSH protokolü üzerinden web sunucunuza bağlantınızı gerçekleştirdikten sonra, sql yığın dosyasınızın olduğu dizine geçin.

cd /var/www/vhosts/yourdomain.com/httpdocs/sqldump

daha sonra mysqldump komutu ile dosyayı yüklemeye başlayın.

mysqldump –add-drop-table -u dbuser -p your_db > mybackup.sql

(Komut yükleme başlamadan önce sizden mysql şifresinizi isteyebilir.)

Yükleme işlemini gerçekleştireceğiniz klasörünü yazılabilir olması da önemli. Son olarak eğer yine herhangi bir limit problemi ile karşılaşırsanız. Aşağıdaki komut satırı ile bu limit sorununu aşmayı deneyebilirsiniz.

mysql> set global max_allowed_packet=1000000000;
mysql> set global net_buffer_length=1000000;

Eğer yine olmuyorsa sql dosyasını bölmekten başka çareniz yok. Sizi ancak 3.metod mutlu edecektir.

3. SQL Dosyasını Bölmek

Benim kişisel olarak en çok tercih ettiğim ve sevdiğim metod. Büyük hacimli sql dosyalarını bölmek. Tanımlı limitler dahilinde büyük hacimli SQL dosyasını bölerek daha kontrol edilebilir hale getirip daha sonra birkaç SQL dosyası halinde yüklemeyi gerçekleştirmek oldukça pratik ve kolay geliyor bana. Bu işlem için gerekli adımlara SQL Dump File Splitter adlı programı indirerek başlayabilirsiniz. Dosyaları böldükten sonra ister phpMyAdmin ile isterseniz de SSH ile yüklemeyi gerçekleştirebilirsiniz. Limitler dahilinde hazırlanan SQL dosyalarınızı phpMyAdmin’den klasik içeri yükle (import) ekranından yükleyebilirsiniz.

Eğer SSH üzerinden işlem yapmak isterseniz yine bölünmüş SQL dosyalarını web sunucusunda istediğiniz dizine yükledikten sonra aşağıdaki benzer komutlar ile yüklemeyi gerçekleştirebilirsiniz.  Burada dikkat edilecek tek husus, bölünen sql dosyasının ilk parçasında veritabanı yapısı bulunuyor. Öncelikle onu yüklemeniz gerekiyor.

mysql -u db_user -p db_name < yourbackup_DataStructure.sql

Daha sonra diğer dosyaları sırasıyla yükleyebilisiniz.

 mysql -u db_user -p db_name < yourbackup_1.sql
 mysql -u db_user -p db_name < yourbackup_2.sql

.

10 Aralık 20131 commentDevamı
Notepad ile ilgili pratik bir ipucu Notepad ile ilgili pratik bir ipucu

Bir programcı olarak sıklıkla notepad kullanılırım.
Basit ama basitliği kadar hayat kurtaran bir araçtır.
Bilgisayarımda her ne kadar daha gelişmiş türevleri olsa da pratik ve hızlı not alımı, metin/kod düzenleme işlemleri için yine de notepad’e tercih ederim.

İlk windows sürümünden günümüze kadar popülerliğini yitirmemiş bu araç ile ilgili yine çok işlevsel bir ipucu paylaşmak istiyorum.

Boş bir notepad dökümanı içerisine, büyük harflerle “.LOG” (tırnaksız sadece .LOG) yazıp ENTER tuşuna bastığınız zaman notepad her açıldığında sizin için o anın zamanını satıra yazıyor. Böylece notlarınız için otomatik zaman bilgisi yazılmış oluyor. Hangi notu ne zaman tuttuğunuzu takip edebilmeniz kolaylaşıyor.

Bu ipucu hakkında birkaç not;

- .LOG ifadesini silince otomatik zaman bilgisi yazılma işlevi çalışmaz oluyor.

- Otomatik yazılan tarihleri kendiniz elle düzenleyebiliyor veya silebiliyorsunuz..

20 Mayıs 20130 commentsDevamı
View Sidebar