Kişisel Notlar

şu sıralar…

en sıklıkla kullandığım kelime “darma-dağın”…

darma-dağın bir hayata doğru yuvarlanıyor gibiyim. Canım sıkkın, kafam karışık…

Hayallerim, yapmak istediklerim cebimde, ama kalabalıklar içinde en dipsiz kuyulara düşmüşüm. Cebimdekiler kırık dökük. Kuyu derin, sesimi duyan yok. Karanlık rahatsız ediyor, huysuzlanıyorum. Uzanan eli geri çeviriyorum. Duyanları da yok sayıyorum. Benim derdim kuyu değil karanlıkla! Ben zaten kuyudaydım, fenerimi kaybettim.

Oysa ne de güzeldi… tam da biz oldu derken bensizliğin kuyusunda ben olmak, fenersiz olmak. Kuyu karanlık. Hayat ümitsiz. Ben yanlız kalamam. yaşamam. Ama biz için de tüm hayallerimi benliğimi yitiremem. İkilem. Yok ben “darma-dağın”‘ı alayım. Sarhoş olmak kalbi susturuyor. Kalp kanar, akar, sızlar. Kuyuda bir de kalp derdi. Cebimdekiler kırık dökük. Halim perişan…