Pazarlama İletişimi Çözümleri

Coca Cola yeni kampanyamızla karşımızda; Mutluluğa Kapak Aç


Öncelikle eski demogojik reklamlarından vazgeçip sloganlarıyla birebir örtüşen ve hayata artı gibi bir sosyal sorumluluk projesine de ufak tefek gönderme yapabilen yeni kampanyalarıyla gerçekten Mutlu olmanın yaşı ve sınırı olmadığını çok güzel bir dil ile anlatılmış. Mutluluğa kapak aç reklam filminde de bu samimi bir hava korunmuş, çok da inandırıcı olmuş.

Reklam filmini destekleyici bir şekilde hazırlanan web kampanyasında da odak yine kendimizi mutlu etmek için çok geç olmadığını vurgulamak. Bu vurguyu da basit içerikli bir yapıyla 5 adımda açıklamışlar. www.mutlulugakapakac.com‘a girip hep yapmak istediğiniz şey konusunda tok bir ses eşliğinde ufak egzersizleri tamamladığınız zaman geç olmadığını Coca Cola size ispatlıyor. Hatta hatta üzerine bir de t-shirt veriyor. (İlk 10.000 kişiye.) (Acaba bu nokta da cola ile özdeşen daha özel bir promosyon mu yapsaydı? Efsane şişenin fonksiyonel bir hali mesela? T-shirtlerin tasarımları da hiç fena değil bu arada.) Uygulama çok başarılı, temiz bir iş.

Mouse kontrolleri son derece başarılı.Aklıma takılan noktalara geldiğimiz zaman ise;
- Şu başlangıca bir intro’yu atla koysalardı çok daha iyi olurdu.
- Detaylı baktığımızda içersinde ufak süprizler barındırmıyor.
- Doğrusal bir anlatım yapısına sahip. Bu da uygulama ile tekrar tekrar oynama ihtimalinizi düşürüyor.
- Ufak ama inandırıcılığı zorlayan hatalarda mevcut. (Örneğin adım-3′de hiç cola şişesi boyunca dolanmadan dümdüzde gidebiliyorsunuz)

Buradan da şunu çıkartabiliriz kampanya ziyaretçinin tekrarlama arzusu üzerine kurulmamış. İlk geldiğinde etkili bir izlenim bırakmak istenmiş sadece. Bence bu da gayet iyi bir seçenek.

Son adımda yapmak istediklerinizi Facebook, twitter gibi sosyal medya araçları üzerinden de paylaşmanıza olanak tanıyor. Ayrıca paylaşımınız kampanyanın kendi twitter ve friendfeed hesaplarında da yayınlanıyor. Son olarak bir de şu t-shirt’leri yakından görebilseydik. Ne güzel olurdu?Son sahnede kendi hallerine takılıyorlar ama çok küçük, anlaşılmıyorlar.

Unutmadan bu güzel iş c-section‘a ait..

19 Mart 20100 commentsDevamı

Doğadan demleme çay işine girdikten sonra çok akıllıca ve fark yaratan bir konumlama yapmıştı.Bu konumlama da, bizi demleme çaya olan düşkünlüğümüzden yakalayan Doğadan klasik bir test ortamı yaratıyor ve bu test ortamından da kendi poşet çaylarının normal demleme çaydan farksız olduğunu kanıtlıyordu. Bu ortamlarda değerlendirme yapan kişiler yakından tanıdığımız hayat içinden kahramanlardı.

Doğadan bu klasik yöntemi bir adım öteye taşıyıp (internet’in de olanaklarından yararlanarak) çok inandırıcı ve gerçek bir pazarlama iletişim çözümü üretti. Dediğim gibi reklamlarda kullanılan karakterler günlük hayattan görebileceğimiz kişiliklerdi. Aynı yöntemi internet üzerinden duyurarak iddaası olan bu ürünü gerçek olarak test edebilmemiz için denemeye sundular.

Çaysever olarak ben de Doğadan’nın bu test etme kampanyasına katıldım. Yukardaki görsel aracılığıyla basit bir form doldurdum ve yine çok basit bir mesajla işlemi tamamladığıma dair uyarı aldım. Asıl bu yazıyı yazmama sebep olan olay tam bu noktadan sonra başlıyor.

Doğadan’nın internet sitesi ve bu kampanyayı yürüttüğü sayfalar insana çok inandırıcı ve istikrarlı gelmiyordu. Hata şunu da açıkça diyebilirim ki doldurduğum form sonunda bana geridönüt veren sayfanın basitliği benim güvenimi biraz daha sarsmıştı. Fakat ürün hiç geç kalmadan kargo ile bana yazılan özel bir mektupla geldi. (Kişisel fikrim ürün iddaa edildiği gibi gayet başarılı ve fark yaratan özelliklere sahip.)

Bu noktaya kadar kampanya beni bir müşteri olarak son derece mutlu ve tatmin etmişti. İletişim sürecinde hiçbir kopukluk olmaması, paketin özenle hazırlanması yeteri kadar iyi idi. Fakat bunun üzerine Doğadan geçen günlerde gönderdiği bir e-posta ile CRM gücünü de göstermiş oldu.

Paket çayı denemiş ve sevmiş biri olarak bana Doğadan ürünlerini nereden ne gibi avantajlarla alabileceğimi gösteren bu e-posta ile kalbimi bir kere daha çaldı.

Pazarlama araçları doğru ellerde ve doğru sıralama ile kullanıldığı zaman bambaşka birşeye dönüşüyor!.

06 Mart 20100 commentsDevamı

GSM operatörleri arasında kendine farklı bir kulvar belirleyen ve bu yolda emin adımlarla ilerleyen Vodafone geçen günlerde yine çok cüretkar ve çok tartışılan bir reklam kampanyasına imza attı. Vodafone Hack adı altında trafik yoğunluğu yüksek ve 25 yaş altına hitap eden birçok site (Benim tespit ettiklerim: komikler.com,izlesene.comortakantin.comsinemalar.comwebaslan.comsporx.com,akampus.com gibi siteler) 30 sn boyunca Vodafone tarafınadan kapatıldı. Uludağ Sözlük ise bu sitelerden farklı olarak 1 saat süreyle Vodafone tarafından Hack‘lendi. Metin yazarlığı ve medya planlaması açısından (Kampanya’nın mimariC-Section medya planlaması Isobar) çok başarılı bulduğum kampanyanın amacı Vodafone’nun Cep Özgür tarifesini duyurabilmek. Bu nedenle de kampanya dahilindeki sitelere girmek istediğiniz zaman direk kırmızı bir zemin üzerinde çok samimi bir dille yazılmış bir yazı ile karşılaşıyorsunuz. Hınzır bir hareket olduğu ve dikkatleri üzerine çekeceği için de vodafone’nun resmi logosu çok başarılı bir şekilde stilize edilmiş.

screen-shot-2010-01-21-at-2-53-27-pm

Bu beklenmedik hareket üzerine hem olumlu hem de olumsuz bir çok fikir belirtildi. Beğenen kitle şimdiden bu hareketi yorumlarken “Reklamcılık evrim geçiriyor, çok çarpıcı bir hareket” gibi cümleler kurmakta.

Olumsuz fikirlerin toplandığı ana nokta; sitelerin kapatılma süresinin çok uzun olması yönünde. Hele de bir sözlük platformunun 1 saat süreyle kapatılması çok kısıtlayıcı ve engelleyici olarak görülüyor. Sektörün önemli isimleri de bu hareketin ters tepeceği yönünde görüşler belirtmekte.

Bana kalırsa hiç beklenmedik bir zamanda beklenmedik bir hareket olduğu için insanları epeyce bir şaşırttı. İlk gelen tepkilerde o nedenle çok anlamlı gelmiyor bana, biraz refleks vari görüyorum.

Metindeki duygu ve içeriği ve böyle agresiz ve cüretkar bir hareketi Vodafone gibi uluslararası bir marka nasıl kabul etti sorusuna yanıt ise C-Section’nın yetkili ağızlarından takip ettiğim kadarıyla Vodafone’nun bu samimi ve içten kampanyalara çok destek verdiği ve yaratıcı ekibe son derece inandığı yönündeydi.

Benim yazı sonunda merakım ise şu yönde: Bu beklenmedik mecra kullanımı hedef kitlesi ile ve hitap şekliyle çok uyuşuyor. Bu nedenle de çok iğreti durmuyor. Fakat beni düşündüren nokta şu; bu tarz cüretkar hareketler ya sık sık ve alakasız kampanyalarla sıklaştırılırsa?

Yazıyı da kafanızı iyice karıştırıcak 2 durum ile bitireyim: Bu kampanya nedeniyle izlesene.com’a sadece 2 şikayet e-postası gelmiş… Diğer taraftanda ekşi sözlük gibi platformlarda Vodafone ” sevdiği şarkıcı için gazinoyu kapatan adam” olarak yorumlanmış..

07 Şubat 20100 commentsDevamı
Lynx duş jeli Tanıtımı
Lynx duş jeli Tanıtımı

www.partyacrosstheinternet.com

Lynx “duş jeli” Avustralya tanıtımı için yıkanma deneyimini parti konseptiyle birleştirip, esas oğlanı bilinen web sitelerindeki partilere göndermiş.

Parti erkek dergisi Ralph‘te başlayıp, surf dergisi QuiksilverPro, MySpace and video sitesi Heavy.com‘da devam edip bitiyor.
Olayın sonunda bağlantıyı biraz zayıf kalmış (Facebook grubuna gidiyor – bu proje için özel olarak hazırlanmış bir mikro site olabilirdi.) ama aradaki produksiyon, oyunlar, web sitelerini kullanım, ve web siteler arası geçiş harika.

Muhakkak bir bakın. Hele erkekseniz çok daha fazla keyif alacağınıza eminim ;)

(Güzelim komünite Bigumigu‘da gördüm, hemen arşivleyeyim dedim, sevenlerimle bu güzide nadide hoşluktaki projeyi paylaşayım dedim.).

02 Ekim 20090 commentsDevamı

Görsel

Turkcell çılgın, yaratıcı pazarlama çözümlerine devam ediyor… Duraklara kale giydirmişti… şimdi sıra hareketli afişlerde. Sokak mobilyaları olan reklam panolarını cıvıl cıvıl ve çekici hale getiren bu reklamlar, yanından geçeni nerdeyse durdurup kendisine bir göz atmasını sağlıyor. Gerçekten etkili ve dikkat çekici… Tebrikler ve devam. Dikkatle incelemeniz için işte kendi çektiğim fotoğraflar ile müzik seni çağırıyor afişi #foto1 | #foto2

HAMİŞ : Bu fotoğrafları çekeli nerdeyse 1 ay oldu. Hatta bu dış mekan çözümüne benzer güzellikle birçok uygulama yine sokaklarda boy gösterdi. Ama gecenin bir vakti çektiğim fotolara hürmet bu yazıyı yine eskiz defterine yazma gereği duydum..

19 Haziran 20070 commentsDevamı
View Sidebar