0
12 Aralık, 2009 tarihinde yazilmistir.
Sonunda büyük bir tutkum olan Mouse konusunu Eskiz Defterine taşıyabildiğim için çok mutluyum. Hayatımı bir ekran karşısında geçirdiğim zaman ve bu zaman dilimi içersinde ürettiklerime paralel kazanıyorum. O nedenle de yolun başından beri her zaman en iyisine layık olduğuma inandım. En iyisini arayıp bulmaya çalıştım. Kim bilir belki de o nedenle mouse ve klavye konusunda da büyük takıntılar sahibi oldum, ufak tefek obsesif hareketlerde sergiledim. Şimdilerde biraz kendimi tam dizginledim derken bu sefer de bu yazıyı kaleme aldım. Ayrıca, şunu da muhakkak belirtmem gerek; geçmişimde bir markanın mouse’larını satabilmek için mağaza köşelerinde az çırpınmadım. Mouse kullanıcılarının dertlerini birebir dinledim, çözüm üretmeye çalıştım. İhtiyaçlarına göre Mouse önerdim. Deneyimlerine şahit oldum. O nedenle sadece bir tutkun değil, Mouse satmış, birçok mouse’u test etmiş biri olarak yazıyorum.
Mouse seçimi (hele bir de bilgisayar karşısında sıklıkla oturuyor ve bu aleti kullanarak para kazanıyorsanız) çok önemli ve dikkat edilmesi gereken bir tercihtir. Çünkü yapacağınız tercih birinci dereceden hayatınızı, işinizi etkiler. Bu tercihi etkileyen kriterler değişik şartlardan etkilenir icra edilen mesleğe göre özelleşir. Kesinlikle bir oyuncunun kullanacağı Mouse ile illüstratörün kullanacağı mouse birbirine benzemez.
Bu yazı bu önemli konuya giriş niteliğinde bir yazı olacak. İlk önce genel olarak konuya değinip daha sonra meslek gruplarına ve davranış şekillerine göre gerekli özelleştirmeyi yapacağım.
1. Öncelikle alacağınız mouse’un optik olması ve USB port üzerinden çalışabilmesi elzemdir, muhakkak gerekir. Çünkü artık aksini bulmaya çalışmak için büyük çabalar sarf etmeniz gerekmekte.
Toplu mouse’ların sık sık temizliğe ihtiyaç duyması, atlama yapması ve stabilize dertleri nedeniyle de artık unutulmaya yüz tuttu. (Hak ediyordu da). Optik mouse’ların algılama gücü ve tarama kapasitesi çok daha yüksek. (Hemen belirteyim artık raflarda lazer mouse’ları görmeye de alıştık. Eğer profesyonel niteliklerde kullanmayacaksanız biraz pahalı ve gereksiz kaçabilir.) USB olması da anlamsız kesintilerin önüne geçilmesine, her an tak-çıkar potansiyele yataklık eder.
2. Eğer bilgisayarı keyif için kullanıyorsanız yani internette bir siteden bir siteye geçip bir iki sohbet edip üç beşte video seyrediyorsanız kablosuz mouse tercih edebilirsiniz. Fakat aksi durumda; mouse ekmek teknenizin bekçisiyse kablolara mahkum kalmaya göz yumun. Çünkü kablosuz mouse’lar konforunuzu artırır fakat sürekliliğinizde ve iletişiminizde büyük yaralar açabilir. Yapılan testlerde kablolu mouse’ların kablosuzlara göre çok daha iyi bir performansla çalıştığını bizlere göstermiştir.
3. Tilt özelliği (dört yöne tekerlek) güzeldir ve büyük bir esneklik sağlar. Artık sadece dikey kaydırma için mouse’un tekerleğini kullanmıyoruz. Yatay kaydırma için de tekerlek kullanma sizi daha pratik yapar ve hızlandırır. O nedenle yeni bir mouse alırken biraz paraya kıyın ve tilt özelliğini alacağınız mouse’da arayın. (Hey gidi günler, eskiden bu özellik iki tekerlek ile Mouse’larda sağlanmaya çalışılıyordu.Ne çirkindiler ne çirkin.)
4. Ekstra tuş candır. O nedenle alacağınız mouse’da fazla tuş olması göz çıkarmaz. (Meslek gruplarına göre özelleştireceğim yazıda bu konuda çok daha fazla detaya ineceğime emin olun.)
5. Ergonomiye çok ama çok dikkat edin. Belki de bu birinci madde olması gereken bir konu. Küçük boyutlu, elinize tam oturmayan bir Mouse kesinlikle ama kesinlikle tercih etmeyin, yüzüne bile bakmayın. Mouse’un muhakkak ele tam oturmalı ve kullandığınız ele uygun olmalı. (Bazı mouse modelleri hem sağ hem de sol kullanımı desteklemekteler. Bu tarz mouse’lar evde birçok kişi tarafından kullanılacaksa tercih edilebilir.)
6. Kablosu uzun olmalı. Her türlü dolanmaya, düğüm olmaya hazırlıklı olmalı. (Ama istisnai bir durum notebook için geçerli. Mümkünse kablosuz olsun hatta üstüne bir de bluetooth’lu olsun derim. Çünkü notebook tercih eden kitle mekan bağımsız çalışmaya ihtiyaç duyduklarını için her an bu aletleri yanlarında taşıyorlar ve bu aletler epeyce ağırlar. Tanıdığım birçok kullanıcı ağır olmasın diye şarz aletlerini bile yanlarına almıyorlar. Durum böyle olunca Mouse bile aslında lüks kalıyor. Fakat Trackpad üzerinde akrobatik hareketlerle uğraşmayın diye bence bir Mouse edinin. )
Ne yapıyor olursa olsun bir bilgisayar kullanıcısının mouse alırken dikkat etmesi gereken en temel prensipler bunlar. Bu yazının başlangıcı ve devamı da gelecek özellikle gamer’lar, illüstratörler sizlere sesleniyorum; sizler için çok güzel mallarım var 
Sağlıcakla kalın.
Mevzuu ne? :Teknolojik şeyler | Eminim, Bu yazinin uzerine SENINDE SOYLEYECEKLERIN VAR!
0
30 Kasım, 2009 tarihinde yazilmistir.
Bir e-postanın gönderilebilmesi için gerekli tüm ayarlar yapılmış işlem otomatik pilota bağlanmış.
- Peki ya duyurulacak birşey yoksa?
- hımm iyi bayramlar !x?
- o da yok hacı o da yok.
- tatildeyiz olur o kadar. Biraz gevşe sende…

Mevzuu ne? :Grafik Tasarım, İnternetTekiler | Eminim, Bu yazinin uzerine SENINDE SOYLEYECEKLERIN VAR!
0
30 Kasım, 2009 tarihinde yazilmistir.
Yılmaz Erdoğan’nın Neşeli Günler filmi için yapılan mailling çalışmaları görsel olarak çok başarılı komposizyonlar barındırıyordu. Fakat çalışmanın özüne gösterilen hassasiyet teknik açıdan biraz hızlı tamamlanmış. Yazılar raster görsele çevrilmediği için tüm açılarda kırıklıklar yarattı. Beni üzdü.

Mevzuu ne? :Grafik Tasarım | Eminim, Bu yazinin uzerine SENINDE SOYLEYECEKLERIN VAR!
0
7 Kasım, 2009 tarihinde yazilmistir.
Ara ara CSS ile ufak ama kilit niteliğinde ipucuları burdan sizlerle paylaşıyorum. DIV’e can veren Clearfix metodunu “Clearfix Metodu nedir? Nasıl kullanılır?” adlı yazımda paylaşmıştım. Bu sefer anlatmak istediğim nokta ise web’de transparanlık üzerine.
HTML yetersiz ve basiretsiz kaldığı bir çok noktada CSS ile hızlı ve pratik çözümler bulunmakta. Ayrıca tabii CSS’in geniş hakimiyet gücü zaten neler neler yapılabildiği bir başka yazının konusu. Şimdi bu geniş hakimiyet gücü ile tüm browser’larda çalışacak bir CSS bloğu hazırlayalım.
Transpanlık işlemleri her zaman dertli ve zahmetli olmuştur. Ayrıca klasik durum tekrar tecelli eder ve bir browser’da harika çalışan transparan elementler diğerinde kapkara görünür.
Aşağıdaki CSS bloğu ile 4 satırla tüm browser’larda çalışan bir transparanlık elde edebilirsiniz.
.transparent_class {
filter:alpha(opacity=50);
-moz-opacity:0.5;
-khtml-opacity: 0.5;
opacity: 0.5;
}
Şimdi CSS bloğunu açıklayalım;
opacity: 0.5; Bu özellik muhakkak kullanılması gereken bir satırdır. Transparanlığın seviyesi bu özellik sayesinde ayarlanmakta ve bu işlem için en temel özelliktir. Ayrıca Firefox, Safari, and Opera browser’larında sorunsuz çalışır.
filter:alpha(opacity=50); Sadece Internet Explorer için gerekli olan bir tanımdır. Opacity’nin aynı işlemi yapar ama sadece IE için geçerlidir.
-moz-opacity:0.5; Netscape Navigator ve Mozilla’nın ilk sürümleri için gerekli olan özel tanımdır.
-khtml-opacity: 0.5; KTML browser motorunu kullanan Safari (1.x) için gerekli olan tanımdır.
Transparanlığın seviyesini ayarlamak için opacity değerini ayarlamanız yeterlidir.
Ayrıca bu işlemi arşivleyebilmeniz için örnek bir dosya da hazırladım. Afiyet olsun.
Mevzuu ne? :Az Pişmiş Çok Bilmiş | Eminim, Bu yazinin uzerine SENINDE SOYLEYECEKLERIN VAR!
0
18 Ekim, 2009 tarihinde yazilmistir.

Baskıya göndereceğiniz dijital dosyalarınız için bir kontrol listesi hazırladım. Kişisel deneyimlerimden ve okuduğum kitaplardan yola çıkarak hazırladığım bu 11 maddelik listeyi kontrol listesi olarak kullanabilirsiniz. Eğer bu adımlar eksiksiz tamam ise gönül rahatlığı ile işlerinizin baskı sürecini başlatabilirsiniz.
Kontrol Listesi
- 1. Dosyanızı hazırladığınız programın çıktılarını, baskı işini yapacak yerin kullandığı programa göre yapmalısınız. Bazı özel durumlarda kullanılan işletim sistemine bile dikkat edilmelidir.
- 2. Teknik özellikler ile gönderilen dosyaların listesi hazırlanmalı. Taşıyıcı medya üzerinde bu listeye göre kategorize edilmeli. Bu medyadaki dosya türleri baskı işini yapacak yerin kullandığı programlara göre optimize edilmelidir. Sürüm farklılıkları bile büyük sorunlar yaratabilir. O nedenle dijital dosyalarını çalıştığınız yerlerin kullandıkları yazılımları dikkate alarak hazırlayınız.
- 3. İstediğiniz provalar (tıraş, katlama ve kesme payı gibi) talimatlarla birlikte belirtilmeli
- 4. baskı işini yapacak yerde acil durumlarda irtibat kurabileceğiniz (sizin işlerinizi yürüten veya işten sorumlu olan) bir kişi belirleyin.
- 5. Kullandığınız marka için özel ve önemli olan renklerin pantone kodlarını muhakkak belirtin.
- 6. Baskı materyallerini belirtiliyor mu? (Film, dijital kalıp, (CtP), vb.)
- 7. Bitmiş işin özelliklerini belirttin. Hatta mümkünse birebir bir maket hazırlayıp taşıyıcı medya ile beraber baskı yapacak yere teslim edin.
- 8. Gerekli tüm dosyaları taşıyıcı medyaya(CD, DVD, USB vb.) kaydedin. Baskı yapacak yere teslim etmeden önce farklı bir bilgisayarda da kontrol edin. Eksiksiz ve doğru olduğundan emin olun.
- 9. Kullanılan tüm yazı tiplerinin çalışmalara dahil edildiğinden emin olun. Mümkünse yazı karakterlerini çevirin.
- 10. Kullandığınız görselleri kontrol edin.
- a. Görsellerin CMYK renk formatında kaydedildiğine emin olun.
- b. Transparency kullandığınız görsellerde alpha channel’larının doğru kaydedildiği ve dekupelerin path’lerininn dahil olduğuna emin olun.
- c. Görsellerininiz DPI’larının baskı için uygun olduğuna emin olun. (En az 300 DPI olmaları gerekmektedir.)
- 11. Son olarak gönderdiğiniz dosyaları yedekleyin.
Bu tarz kontrol listeleri hazırlamaya devam edeceğim. Hatta bu listeleri hem İngilizce hem de Türkçe olarak hazırlama niyetindeyim. Aslında işleri yürütürken bunları akıl süzgeçinden geçirip bir şekilde yapıyorum/yapıyorum. Ama asıl doğrusu bir checklist şeklinde yapmak. Hem böylece çok daha güvenli ve içiniz rahat bir şekilde teslim edeceksiniz. Çokta profesyonel olacak
Bundan sonra hazırlayacağım liste; Baskı öncesi prova kontrol listesi
Mevzuu ne? :Grafik Tasarım | Eminim, Bu yazinin uzerine SENINDE SOYLEYECEKLERIN VAR!