iPhone’daki Safari’ye alternatif 10 Browser
1 Haz
iPhone’da web deneyimi konusunda Safari ne kadar başarılı olursa olsun yine de kusursuz değil. Zaman zaman yaşattığı problemlerle, kısıtlı yapısıyla kullanıcılarını üzen tarayıcısının şu sıralarda rakipleri gittikçe artıyor. Artmakla da kalmayıp birbirinden heyecan verici özelliklerle kuşanıp bezeniyor.
İş böyle olunca da iPhone’nun o dillere destan web deneyimi konusu gittikçe gelişiyor ve zenginleşiyor. Şimdi Safari’ye alternatif olarak bahsedebileceğimiz bu mobil tarayıcılara bir göz atalım.
Unutmadan; ilk iki uygulama dışında diğer tüm uygulamalar ücretli.
iPhone’da Safari hakimiyetini bitiren ve en ciddi rakibi halini alan Opera Mini, Opera tarayıcısının en temel özelliği ile göz dolduruyor. Yavaş bağlantılardaki sağladığı hızlı sörf ile kullanıcılarına kısa zamanda hızlı gezinme olanağı sağlıyor. Ayrıca kullanıcı dostu tab sistemi ile favori sitelerinize ulaşmak da çok kolay. veri transferinde %90′a varan bir sıkıştırma oranı da sağlıyor.

Aquari’nin en temel özelliği güvenlik. Çünkü bu tarayıcı 4 digit’lik bir güvenlik koruması sağlıyor. Misafir kullanıcılar için ayrı bir oturum hazırlayan tarayıcı böylece kullanıcıların verilerini güvende saklamış oluyor.

Ücretli bir uygulama olmasına rağmen 2 sayfayı aynı anda gösterebilme özelliği, iphone rotation özelliğini kilitleme, tam ekran sörf özelliği, anasayfa düzenleme özelliği ile farklı bir deneyim peşinde.

Anonim sörf için harika bir altyapıya sahip olan tarayıcı, hiçbir iz bırakmadan sörf yapabilmenizi sağlıyor. Ayrıca, Incognito’yu kapattığınız zaman otomatik olarak tüm oturum verileri siliyor. Fakat ücretli bir yazılım.

Magic Browser size dokümanlarınızı offline gezinti için saklamanızı sağlıyor. Web sayfasındaki blokları kopyala/yapıştır işlemleri yapabiliyor ve bunları e-posta ile gönderebiliyorsunuz. Ayrıca, anasayfayı favori sitelerinizle ile düzenleyebiliyorsunuz. $1.99 fiyatıyla iTunes raflarını süsleyen magic browser’ın üzerine biraz daha fazla durmanızı öneririm.

iPhone’nun en güvenilir tarayıcısı olduğunu iddaa eden Safe Browser, yüksek güvenlik filtreleri ile çocukların güvenli sörf etme olanağı sağlıyor. Burada bahsettiğim alternatifler arasında en pahası olsa da ailelerin çocuklarına iphone’u güvenle teslim etmeleri için gerekli tüm ayarları barındırıyor. Pc’lerde artık alışkın olduğumuz net filtreleme yazılımlarının yaptığı tüm işlemleri yapabiliyor. Yanlız safari’yi bir şekilde pasif hale getirmeniz gerekmekte. Bir de çocuğunuza iPhone gibi pahalı bir oyuncağı almak ne kadar doğru bir hareket onu düşünmek gerek. Biz karne hediyesi olarak bisiklet isterdik. Şimdi çocuklar bisiklete iPhone üzerinden biniyor.

Güvenlik konusunda uzmanlaşmış bir diğer uygulama. Uygulamadan çıkarken tüm kişisel verileriniz otomatik olarak temizleniyor. cookie’ler, site geçmişleri ve cache’lenen resimlerin hepsi otomatik siliniyor.

Adı üzerinde ekranımı maksimum düzeyde kullanmayı hedefleyen uygulama, döndürme modu, imleme özellikleri, ekran görüntüsü saklama yönetimi gibi birçok özelliği bünyesinde barındırıyor. Ayrıca, twitter fanatiklerini için de ek özellikleri sunan uygulama, Chrome’daki gibi adres satırından arama yapmanıza olanak sağlıyor.

Bu alternatifin iddaalı olduğu nokta ise okunabilirlik. Araba sürerken bile okuyabileceğiniz bir web hazırlıyor.

Basit ve kullanıcı dostu olan Hot Browser, entegre özellikleri ile orjinal özellikleri ile şaşırtıyor. Mesela iPhone’u salladığınız zaman en favori siteniz açılabiliyor.
Mouse İnceleme: Razer Mamba
16 May
Bir bilgisayar kullanıcısının en çok muhatap olduğu donanım aygıtları, mouse ve klavyedir. O nedenle bu göz ardı edilen, yeni bir bilgisayar alınırken hep en sona bırakılan ve bütçede en az yer ile geçiştirilen donanımların önemi ve tercihi üzerine epeyce detaylı bir yazı yazmıştım. Artık detaylı ürün incelemelerine başlıyorum ve ilk inceleme konuğum; Razer Mamba
Profesyonel Oyuncuların yakından tanıdığı Razer markasının yeni nesil Mouse modeli çok ses getirecek özellikleri bünyesinde barındırıyor.
Bu merak uyandırıcı cümleye imza attıktan sonra hemen araya girip birkaç kişisel cümle sarf etmek istiyorum. Razer Mouse’larını uzunca bir zamandır yakından takip ediyorum. Hem ergonomik hem de işlevsellik açısından çok değerli donanımlara imza atıyorlar. Bu nedenle de hitap ettiği kitle tarafından kabul görmüş bir başarısı var. Fakat resmi bir Türkiye temsilcisi olmaması markanın ürünlerinin el yakar cinsten olmasına sebep oluyor. O nedenle Razer’ın, Türkiye’de fanatik kitlesi fazla fakat yaygınlığı da bir o kadar az.
Mamba’da yine aynı duygularını bizim için yaratıyor. Resmi sitesinde satış fiyatı $130 dolarken Türkiye’de bu rakam $175+KDV’ye kadar çıkabiliyor. En acı haberi ilk vererek Mamba’nın büyüleyici özelliklerini gölgelemek istemezdim ama satın-alma karar aşamasında önemli bir yer tutan işin ekonomik boyutundan bahsederek bir giriş yapayım dedim. Çünkü yaklaşık 320TL’lik bir donanımdan bahsederken fiyatın ne kadar da önemli olduğu yadsınamaz.
Gelelim heyecan verici özelliklere. Öncelikle Mamba klasik bildiğimiz mouse’lardan farklı olarak hem kablolu hem de kablosuz kullanıma olanak sağlıyor. Bir de bunun üzerine kablosuzluğun özgürlüğünü 1ms gibi çok düşük bir tepki süresi ile çıkartabileceğiniz iddia ediliyor. Ciddi müsabakalar için kablolu kullanım olanağı ile sıfır tepki süresi sunduğu belirtilmiş. Burada araya girerek iddia edilen kablosuz tepki süresinin pekte gerçekçi olmadığını savunacağım. Çünkü kablosuz iletişim tipi olarak bluetooth kullanıyor. Her ne kadar alternatif olan diğer kablosuz iletişim tiplerine göre avantajlı gibi gözükse de bluetooth aygıtlarının performansı bulunduğu ortama ve koşullara göre değişkenlik göstermekte. O nedenle kablosuz olarak elde edilen tepki süresi ancak standart koşullarda olabilecek bir değer. (ki bence o o da zor.) Öte yandan, kablolu kullanımlarda USB üzerinden şarz olarak kesintisiz kullanım olanağı sağlıyor. Kablolu mouse’larda da Razer’ın performansı tartışılmaz derece de iyi.
2.4 GHz’lik Bluetooth frekansını kullanarak bilgisayarla iletişim sağlayan kablosuz fare, Razer’ın 3.5G lazer sensörünü kullanıyor ve lazer, 5.600 DPI gibi başarılı bir hassasiyet değeri sunuyor. Hassasiyetin FPS türü oyun hastaları için önemli bir detay olduğunu söyleyebiliriz.
Gelelim Mamba’nın asıl yenilikçi özelliklerine. Öncelikle Razer’ın geliştirdiği Razer Synapse™ On-board Memory özelliği sayesinde ayarlar bellekte saklanıyor. Fare başka yerde kullanılsa da ayarlar sabit kalıyor. Tabii bu da sizi mouse üzerinde bulunan 7 tane özel tuşu tekrar tekrar programlama zahmetinden kurtarıyor. Ayrıca, herhangi bir yazılım olmadan daha çok profil saklama ve makrolar atama şansı veriyor. Artık herhangi bir LAN Party’e giderken mouseunuzu yanınızda götürerek tüm ayarlarınızıda taşıyor olacaksınız. Böylece Mouse ayarlarını tekrar tekrar ayarlamanıza gerek kalmıyor. Bir de buna Razer’ın gelişmiş konfigürasyon yapısı ve yazılım desteği de eklenince büyüleyici bir deneyim ortaya çıkıyor.
Razer Mamba’nın bir şarj ünitesi bu aynı zamanda kablosuz reciever görevide görmekte. Sürekli oyun halinde şarjlı bataryası 14 saat, Normal kullanımda ise bu süre 72 saate kadar çıktığı belirtilmiş. Fakat gerçek zamanlı test yapamadığım için bu sürelerin gerçek bir kullanım deneyiminde ne ölçüde olduğunu tespit edemedim.
Razer yine bildiğimiz özgün tasarım tarzını ergonomik yapı ile çok iyi derece iç içe geçirmiş ve ele tam oturan, iyi kavranabilen bir Mouse modeli üretmiş. O nedenle Mamba, uzun süreli kullanımlarda sahibe hiçbir zorluk çıkarmamakta. Ayrıca üzerinde bulunan pil ve DPI göstergeleri sayesinde mouse’un durumunu anlık takip edebiliyorsunuz.
Son olarak Neden Mamba’yı seçmeliyim sorusunun yanıtını toparlarsak;
- kablolu/kablosuz kullanım olanağı,
- tabanda çıkartılabilir 7 ayak,
- gösterge sayesinde batarya durumu ve DPI seviyesi izleme,
- 3.5G lazer alıcının hassasiyeti 5600 DPI,
- 1000Hz Ultrapolling ve 50g hızlanma özellikleri,
- Sürekli oyun halinde şarjlı bataryası 14 saat dayanıyor (Normal kullanımda 72 saat) (Üreticinin beyan ettiği değerler)
- Razer Synapse™ Onboard Hafıza ile ayarları hafızada tutabilme,
- 7 adet birbirinden bağımsız programlanabilir Hyperesponse™ Tuşları,
Sözün özü, her ne kadar fiyat/performans açısından çok da tatmin edici olmasa da Mouse teknolojilerinin hangi boyutlara geldiği ve çıtanın ne kadar yükseldiğini görmek açısından tatmin edici bir mouse.
Önerme noktasında size sadece mağaza da yarım saat kadar test edebildiğim mouse’u gerçek zamanlı olarak kullanamadım. Fakat o deneyim bile beni fazlasıyla memnun etti. Birgün çok param olursa kaçırmayacağım ürünlerden.
Mac OS’da imaj dosyası oluşturma ve yazdırma
24 Nis
DVD ve CD’ler giderek eski görkemli günlerini arar duruma geldiler. Çünkü giderek yaygınlaşan disk kalıbı (disk imajı) kullanımı, bu tarz medyaların tahtını sallamakta. Yaygın olarak kullanılan kalıp dosyaların başında ise ISO formatı gelmekte.
Eski CD’lerinizi arşivlemek için de tercih edebileceğiniz bu kalıp dosya (ya da disk imajı) formatını, peki mac os işletim sisteminde nasıl tekrar cd’ye yazdırabilirsiniz? İşte bu sorunun yanıtı, bu yazıda saklı.
Mac OS’da Disk imajı oluşturma
Mac OS’da kalıp dosya oluşturmak oldukça basit ve hiçbir ek yazılıma gerek yok. Sadece Disk Utility programını kullanmanız yeterli.
Programı çalıştırdıktan sonra imajını oluşturmak istediğiniz CD veya DVD’yi seçip araç çubuğundan New Image butonuna basarak yeni bir imaj dosyası oluşturabilirsiniz.
Yeni bir imaj dosyası oluşturabilmeniz için açılan Save As penceresinden imaj dosyasının sıkıştırılma oranını bile seçmeniz mümkün.
Mac OS’da Disk imajı yazdırma
En az imaj oluşturmak kadar basit olan bu işlem için;
- - Boş CD veya DVD’nizi sürücüye takın.
- - Disk Utility programını çalıştırın.
- - File menüsünden Open Disk Image seçeneğini seçip yazdırmak istediğiniz ISO formatını veya herhangi bir imaj dosyasını bulun.
- - Eğer doğru dosyayı seçtiğiyseniz sol tarafda disk sürücüleri arasında imaj dosyanız gözükecektir.
- - Araç çubuğunda aktif hale gelen Burn butonuna basıp CD veya DVD’nizi yazdırma işlemini başlatabilirsiniz.
- - İşlem tamamlandığında CD veya DVD’niz otomatik olarak çıkartılacaktır.
İşte hepsi bu kadar.
Hatırlayalım ve çekinmeyelim…
6 Nis
Bana gelen bir toplantı tutanağının sonunda böyle yazıyordu… Ne kadar önemli ve gerekli bir husus değil mi? Çok güzel dile getirilmiş ve anlatılmış.
—-
Aptal fikir yoktur. Bir cok kisi tarafindan aptalca oldugu dusunulerek dile getirilmeyen fikirleri acikca paylasmayi cesaret edenler cok buyuk BASARILARA imza atanlar olmuslardir.





Son Yorumlar