eml uzantılı dosyaları browser üzerinde görüntüleme
Yine “az pişmiş çok bilmiş” kıvamında harika bir yazı ile karşınızdayım.
Günümüzün yaygın olarak kullanılan web tabanlı e-posta hizmetlerinin (Gmail, Hotmail gibi) artık nerdeyse açamadığı attachment dosyası yok gibi. Gmail’inize gönderilen sıkıştırılmış dosyaların içeriğini inceyebilir, PDF’leri online okuyabilirsiniz. Bu zenginliğin için sadece başınıza dert olacak bir format var; eml.
.EML ; Microsoft’un e-mail client’lerinin e-postalar için kullandığı dosya formatı. Normal şartlarda outlook’un tüm sürümleri arasında yapılan e-posta gönderimlerinde, bu uzantının varlığından bile haberdar olmazsınız. Fakat outlook üzerinden Gmail veya benzeri bir web tabanlı e-posta hizmetine e-posta iletirseniz (forward’ ederseniz) ettiğiniz mail .eml uzantılı bir ek ile gidecektir. Gitmesinden daha büyük bir problem bu dosyanın içeriğini görüntüleyemezsiniz.
EML dosyalarını görüntüleyebilmek için;
1.Yöntem : eml dosya uzantısını mht olarak değiştirebilirsiniz. Böylece tüm browser’lar üzerinden size iletilen e-postanın içeriğini görüntüleyebilirsiniz.
2.Yöntem : ilk yönteme göre daha gelişmiş ve özel ihtiyaca yönelik. Bu yöntemi uygulayabilmeniz için makinanızda outlook kurulu olmalıdır. Ancak bu durumda Outlook Import Wizard gibi bir program ile size gelen eml dosyalarını outlook içersine albilirsiniz.
Böylece size gelen tüm e-postaları görüntüleyebilirsiniz. Afiyet olsun. Sıcak tüketin.
şu sıralar…
en sıklıkla kullandığım kelime “darma-dağın”…
darma-dağın bir hayata doğru yuvarlanıyor gibiyim. Canım sıkkın, kafam karışık…
Hayallerim, yapmak istediklerim cebimde, ama kalabalıklar içinde en dipsiz kuyulara düşmüşüm. Cebimdekiler kırık dökük. Kuyu derin, sesimi duyan yok. Karanlık rahatsız ediyor, huysuzlanıyorum. Uzanan eli geri çeviriyorum. Duyanları da yok sayıyorum. Benim derdim kuyu değil karanlıkla! Ben zaten kuyudaydım, fenerimi kaybettim.
Oysa ne de güzeldi… tam da biz oldu derken bensizliğin kuyusunda ben olmak, fenersiz olmak. Kuyu karanlık. Hayat ümitsiz. Ben yanlız kalamam. yaşamam. Ama biz için de tüm hayallerimi benliğimi yitiremem. İkilem. Yok ben “darma-dağın”‘ı alayım. Sarhoş olmak kalbi susturuyor. Kalp kanar, akar, sızlar. Kuyuda bir de kalp derdi. Cebimdekiler kırık dökük. Halim perişan…
Emektar Mouse’uma elvada derken…
Bilenler bilir bilgisayar çevre birimlerine, özelliklede mouse ve klavye ye verilen paraya hiç acımam. Ne kadar geniş bütçe ayırabilirseniz ayırın derim. Bir de günlük iş hayatınızın en büyük ortağı bu melemen aletlerse, hiç çekinmeden yatırımın en büyüğünü yapabilirsiniz derim. Bunun yegane sebebi; bilgisayar ile olan etkileşiminizde mouse ve klavyenin sahip olduğu büyük roldür.
Bu rol konforunuzu ve günlük iş haciminizi doğrudan doğruya etkiler. (Bir nevi el ayak durumu.) Buraya bu konuda yazdığım yazılarda tamamen kişisel deneyimlerime ve bilgilerime dayanmakta. Hiçbir marka ile olan haşir neşirliğim veya al gülüm ver gülüm durumlarım yok. O nedenle tamamen tertemiz duygularım ile kaleme alıyorum bu yazıları. Benle aynı duyguları ve düşünceleri paylaşan arkadaşların sayısı o kadar fazla ki Eskiz Defteri’nin unutulmaz yazıları arasında bir mouse incelemesi bulunmakta. Bu da sevindirici bir durum tabii.
Şimdi gelelim bu yazının asıl meselesine. Asıl mesele emektar Microsoft intelli Explorer 3.0 mouse’un artık ömrü hayatını tamamlaması. Bakmayın bir anda böyle kötü bir haber verdiğime oysaki bu eşsiz arkadaşım hem bir efsane mouse’dur hem de 10 yıla yakın bir süre hizmet vermiştir. Bilgisayar donanımı olarak baktığınız zaman hiçte azımsanmayacak bir süre. Bu süre zarfında da bilfiil hizmet etmiş ben nereye gittiysem oraya gelip görevini başarıyla yerine getirmiştir.
Efsane dedim çünkü çıktığı dönemde sahip olduğu özellikler ile More >
Bilişim Sektöründe Yapılan Sözleşmeler
Bu sene doktorada epeyce bir zorlandım. Hatta zorlanmaya da devam ediyorum. Tüm derslerin oldukça fazla yükü vardı. Proje geliştirmesinden tutunda araştırmasına kadar eski öğrencilik günlerimi tekrardan hatırladım. Bu dönem içersinde uykusuz gecelerim ve allak bullak günlerim oldu. Zaten bol koşuşturmalı olan günlük periyoduma, bir de bu tip kariyer yükleri binince şenlikli bir süreç geçirdim, anlayacağınız.
Bu dönemin ilk meyvelerinden birini sizlerle paylaşmak istedim. 2011 Bahar dönemin derslerimden biri de Doç. Dr. Murat Erdal‘ın yürüttüğü E-İş dersiydi Bu ders kapsamında bilişim sektöründe tedarikçi analizi, performans değerlendirmesi, performans kartları ve sözleşmeler üzerine çalıştık.
Sektörü farklı bir bakış açısıyla incelemek ve yeni değer yargılarını tespit etmek adına oldukça faydalı bir ders süreci geçirdim diyebilirim. Yazının bundan sonra okuyacağınız kısımı bu dersin ilk meyvesi olan “bilişim sektöründe yapılan sözleşmeler” üzerine bir özet niteliği taşımakta. Günümüz Türkiye’sinde özellikle yazılım sektöründe yapılan sözleşmeler tek taraflı, üreticiyi korumak yönünde. Oysa ki üretici kadar en az alıcının da hakları ve şartlarınında gözetilmesi gerekmekte. Yurtdumda ne yazık ki bu yazılı süreç hala ağızdan çıkan sözlere bağlı. Henüz yaygın bir sözleşme kültürümüz yok. Sözleşme tabiri, kurumsal ve yaptırım gücü yüksek olan firmaların literatüründe mevcut. Bunun giderek yaygınlaşması ve gerekli hukuksal süreçlerden geçirilmesi gerek.
Ama ne ironiktir ki, sözleşmelerden bahsederken benim güzel memleketim, hiçbir More >
E-posta hesabınızı daha etkin kullanmak için araçlar
Gmail her ne kadar arayüzü hala eski otantin web yıllarımızı hatırlatsa da, sahip olduğu işlevsel yollarla hala benim için büyüleyici. Dosyalarda ve mail’lerdeki sürükle bırak uygulaması yeni eklenen önceliklendirme hizmeti benim favori seçeneklerimden. E-posta konusunda bana güzel kullanıcı deneyimleri kazandıran gmail şu ana kadar çok az üzmüştür beni. (O karanlık anlardan örnekler vermek gerekirse; zaman zaman yaşanan bağlantı problemleri, sunucu bağlantı kopmaları nedeniyle gitmeyen e-posta’lar…)
Hele bir de günlük olarak yüzlerce e-posta ile uğraşıyorsanız, bir de bunun üzerine iş hayatınızın akışı da e-posta içersinde geçiyorsa kaybolmanız ve stresslere boğulmamanız elde değildir. Bu zorlu süreçte etkin e-posta yönetimi için en temel prensip gelen kutunuzu temiz tutmak ve takip etmeniz gereken e-postalarınızı hızlı bir şekilde göreve dönüştürmeniz gerekmektedir.
İşte bu noktada gmail’in bir farkı daha ortaya çıkıyor. Uzunca bir vakittir gmail API ile isteyen tüm geliştiriciler gmail için üretken ve yardımcı araçlar hazırlayabiliyorlar. Bu yazıda da o nedenle paylaşacağım araçların büyük bir çoğunluğu gmail ile haşır neşir olacaktır. Şaşırmayın.
1.taskforceapp.comtaskforce gmail’inizi görev yöneticisine çeviren bir uygulama. Öncelikle uygulama sizden, gmail adresiniz ile login olmanızı ve browser eklentisi indirmenizi istiyor. Böylece gmail hesabınızı akıllı bir görev yöneticisine çevirmiş oluyorsunuz. Bu eklenti ile gelen e-postaları anlık göreve çevirebilir, ilgili bir tarihe atayabilirsiniz. Böylece belirttiğiniz tarih gelene kadar More >

Son Yorumlar