Kemal Şahin'nin Eskiz Defteri

Follow me on TwitterRSS Beslemeleri

  • Anasayfa
  • Bana Ulaşın
  • Eskiz Defteri Nedir?

Nokia için uygulama geliştirme: Qt Nedir?

Geçen yazımda processing’de programlama konusunda değinmiştim. Bu yazımda yine başka bir açık kaynak programlama dili olan Qt üzerine söz edecegim.

Qt, platform bağımsız kullanıcı grafik arabirimi için geliştirilmiş bir araçtır. 2008 yılında Nokia’nın satın alması ile artık tam anlamıyla bir açık bir ortamda geliştirilmese de hem LGPL lisanslı hem de ticari lisanslı olarak 2 ayrı lisans ile dağıtılmaktadır. İlk geliştiricisi Trolltech adlı firmadır. Bu firma Qt’u ilk başta ticari ortamda çıkarsa da geçen süreç içersinde özgür ortam şartlarına göre lisanslamak zorunda kalmıştır. Nokia’nın satın almasıyla birlikte de yukarda bahsettiğim gibi 2 farklı lisansla dağıtılır hale gelmiştir. Nokia, uzunca bir zamandır Qt geliştirme ortamı için büyük yatırımlar yapmakta. Tüm yeni nesil telefonlarında Qt framework’ü yüklü olarak geliyor. Eski modellerde ise ovi mağazası üzerinde Qt framework’ü indirilip yine Qt uyumlu hale getirilebiliyor. O nedenle Nokia’nın geniş skalada ürettiği telefon modelleri arasındaki en büyük standardizasyonu bu araç ile sağlamakta.

Çoklu platform destekleyen bir GUI (Graphic User Interface) olduğu için birçok programlama diliyle uyumlu çalışır. Genel olarak ama C++ ile birlikte kullanılmaktadır. Nokia uygulama geliştirme ortamı için hazırlanan Nokia Qt Creator editörü de C++ için optimize edilmiştir. Ancak Qt yi sadece bir görsel uygulama kütüphanesiymiş gibi düşünmek de yanlış olur. Qt bünyesinde her türlü araç ve kütüphaneyi More >

c++, cross-platform, framework, mac os, nokia, özgür yazılım, programlama, programlama dili, qt, symbian, Trolltech, windows

Processing’de kod yazmaya başlamadan önce bilmeniz gerekenler

Uzun zamandır varlığından haberdar olduğum ve 1-2 kişisel çalışma yaptığım processing’i artık kişisel tarihimin tozlu raflarından çıkartıp tekrar gündemime almam 2011′in en iyi olaylarından biri oldu. Hem öğrenmesi son derece kolay hem de bir o kadar görsel olduğu için çokta keyifli olan processing biraz daha yakından tanıtabilmek için bir yazı derledim. Türkiye’de henüz o kadar yaygın olmasa da yurtdışında özellikle sanatçıların çok sıklıkla kullandıkları bir programlama dili. Java üzerine geliştirildiği ve 100′den fazla kütüphane içermesiyle çok güçlü. Programlamaya da başlangıç için güzel bir nokta.

Processing Nedir?

Processing, resim, animasyon ve etkileşim yöntemleri geliştirebileceğiniz açık kaynak bir programlama dili ve ortamıdır. Çokluortam malzemeleriyle (resim, video ve ses gibi) sorunsuz çalışabilir, işleyebilir. Görsel bir çıktı üzerinden hareket ederek bilgisayar programlamanın prensipleri ve temellerini disiplin dışı kişilerinde çok rahat ve hızlı bir şekilde öğrenmesine olanak sağlar. O nedenle birçok araştırmacı, öğrenci, tasarımcı ve sanatçı tarafından tercih edilen bir programlama dilidir. Kendi yaptıkları profesyonel işlerinde prototip uygulama, sergi öğesi veya işlerinin niteliklerini artıracak nitelikte kullanmaktadır. Processing bu kadar farklı amaçlarda farklı insanların tercih etme sebeplerini sıralayacak olursak;

  • Açık kaynak ve tüm işletim sistemleri ile sorunsuz çalışabilmesi
  • 2D ve 3D ile sorunsuz çalışabilme bu görüntüler üzerinde kolay ve hızlı etkileşim yaratabilme (gelişmiş 2D ve 3D kütüphaneleri)
  • Uygulama içersinden basit More >
açık kaynak, eskiz, java, library, opengl, pde, pdf, processing, programlama dili, resim, sergi, ses, sketching, video

Türk gazeteleri iPad sularında yüzmeye başladı – I.Bölüm

İlk olarak iPad’in derin sularında HaberTürk‘ü gördük. Ağustos 2010 ayı içersinde Fatih Altaylı’nın cümleleriyle öğrendik, HaberTürk‘ün iPad’de olduğunu. Daha sonra bir ara kayboldu fakat şu an tekrar indirilebilir olduğunu gözlemledim hatta deneme fırsatımda oldu.

Yakın bir zamanda Radikal gazetesi de iPad için özel formatının yayında olduğunu duyurdu.

Her iki gazete de şu an da iPad üzerinden ücretsiz okunabiliyor. (Radikal için ücretsiz olarak son okuyabileceğiniz tarih:17 Şubat 2011.  HaberTürk için ücretsiz olarak son okuyabileceğiniz tarih: 17 Mart 2011)

Tablet bilgisayarların pek yakında basılı medya sektörünü çok etkileyeceği ve köklü değişiklikler yapacağı aşikar. Herkes tarafından da mutlak gözüyle bakılan bir durum. Fakat burada ki kilit noktanın çok daha derin ve karmaşık olduğunu düşünüyorum.

İyi test edilmemiş alelacele yapılan uygulamalar, öncü olma kaygısı ile atılan adımların kısa soluklu çalışmaların birer göstergesi. Yeni dijital çağın kendine özgü gereksinimleri ve varolan değerleri eğer göz önünde bulundurulmaz ise yapılan tüm yatırımlar, sarfedilen tüm çabalar koca bir “hiç” olacaktır.

Bunun önüne geçebilmek için de e-kitap konseptinde yapıldığı gibi daha bütünsel bir yaklaşım ile “planlı” ve “stratejik” çalışmaların yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Bunun en güzel örneği Amazon Kindle. Kendine has cihazı ile yetinmeyen Amazon, var olan tüm teknolojik araçlar ile uyumlu olan bir sistem ile gelişmiş senkronizasyon sağlıyor. Böylece iPad’de, bilgisayar’da amaç olmaktan çıkıp birer More >

apple, e-gazete, erişilebilirlik, habertürk, hürriyet, ipad, kullanıcı deneyimi, radikal, tümdengelim

2011′in en geç kalmış yazısı…

Eskiz Defteri‘nin yapraklarına bir göz atsanız, gözünüze en çok çarpacak olan şey; yazılar arasındaki anlamsız uzun sürelerdir. Kimi yazılarda bu boşluk 3 ayı bile bulabilir. 3 ay dile kolay nelere gebe aslında, neleri barındırabilir içinde…

Ama kolay değil hayatın akışını yakalamak… çoğu zaman ben yakalayamayanlardan oldum hep. Buna bir nebze olsun set çekebilmek için Aralık ortasından bu yana (benim için) çok radikal bir kararın süreci içersindeyim. Sahip olduğum yegane ortamı, birbirinden güzel insanları biraz olsun geride bırakıp yine kalbimin en özel yerini mesken edinmiş bildiğim ve güvendiğim yuvama geri döndüm.  Yine bu sayfaların birçoğunda; “artık bu bir milad”,  “artık bol bol yazacağım” diye sözcükler de sarf etmişimdir. Bir çoğunda da; “yepyeni bir süreç başladı” demişimdir.

Fakat bu yeni bir süreç değil. Bu bildiğim, güvendiğim bir yuvadan seslenmenin verdiği huzurdan başka birşey değil. Sımsıcak bir yuva içersinde insan daha rahat ve kendi olabiliyor.Hayalleriyle başbaşa kalabiliyor.

Ben de tüm bunlara güvenerek daha sağlam adımlar atmaya başlıyorum. (Zaten bu adımlarda ilk filizlerini vermeye başladı.) Umarım 2011 çok daha fazla üretken ve verimli olduğum bir yıl olacak. Bol bol yazılar yazacağım bol bol paylaşımlarda bulunacağım.

Bu bolluktan ilk nasibini de (duyurmaktan büyük mutluluk duyduğum) ogretimteknolojileri.net aldı. Eğitim teknolojileri, bilgisayar destekli eğitim ve uzaktan eğitim üzerine yazılar barındıran bu yeni blogum More >

bilgisayar destekli eğitim, e-öğrenme, eğitim teknolojileri, kişisel, kişisel bilgi, Kişisel Notlar, kişisel veri, MSGSÜ, Öğretim Teknolojileri, uzaktan eğitim

Türkiye’deki girişimcilerin en derin korkusu: Ya büyük balık beni yutarsa?

21 Ekim tarihinde gerçekleşen e-tohum toplantısına yine iş yoğunluğu nedeniyle gidememiştim. Ama Burak hoca benim gibi kaçıranlar için video kaydını geçenlerde etohum’un kendi blogu üzerinden paylaşmıştı. Toplantının konukları bendeistiyorum.com‘un (yeni adıyla indirdik.com) kurucularından Mustafa Acet ve bu projeye yatırım yapan Burak Divanlıoğlu ve Serkan Borançılı konuktu. Hem indirdik.com projesini hem de bu projeye neden yatırım yapıldığına dair gayet önemli paylaşımlarda bulunmuşlar. Muhakkak izleyin derim.

Artık bu tip başarı hikayelerinde sıklıkla duyduğumuz “ya koca plazalarda olan büyük patronlar bu işi yapmaya kalkarsa ne olacak halin?” sorusu yine gündemdeydi. Video’yu seyredeceğiniz zaman Burak Divanlıoğlu’nun ve Burak hocanın yanıtlarını göreceksiniz. Burada onları da anlatıp gereksiz tekrar yapmak istemiyorum.(Meraklanmanızı istiyorum, video’yu da seyrettirmek istiyorum ) Sadece yıllar önce amazon.com’un kurucusu Jeff Bezos‘un Barnes & Noble ile olan ilk görüşmesinden bir bölüm anlatmak ve artık bu sorunun bu tip girişimler için ne kadar anlamsız ve yersiz olduğunu belirtmek istiyorum

(daha fazla…)

Alberg, amazon.com, B&N, Barnes & Noble, Bezos, Borders, Burak Büyük, Burak Divanlıoğlu, etohum, girişim, gittigidiyor.com, internet girişimciliği, Jeff Bezos, Serkan Borançılı, Sevginin bağladıkları, Sleepless in Seattle, vimeo
«12345»102030...Last »
  • Ağır Laflar

    İki şey sonsuzdur:İnsanoğlunun aptallığı ve evren. Fakat ikincisinden o kadar emin değilim...

    Albert Einstein
  • Kategoriler

    • Akademik
    • Apple, Mac, Mac-OS
    • Az Pişmiş Çok Bilmiş
    • Freelancer
    • Grafik Tasarım
    • Kişisel Notlar
    • Kullanıcı Deneyimi – Etkileşim Tasarımı
    • Kullanılabilirlik
    • Mouse ve Klavye
    • Pazarlama İletişimi Çözümleri
    • Programlama
    • Sanatsal Mevzular
    • Teknik, Teknolojik Mevzular
    • Web Tabanlı Hizmetler
    • Web Tasarım
  • Son Yorumlar

    • Nokia için uygulama geliştirme: Qt Nedir? için WRT araçları ile Nokia Platformlarına Uygulama Geliştirmek | Kemal Şahin'nin Eskiz Defteri
    • Sabit diski Photoshop’la mı açayım? için Serkan Cura
    • Mac OS’da imaj dosyası oluşturma ve yazdırma için sait
    • Symbian 3 ailesi ile Google contacts ve calendar’ın eşleştirilmesi için Enes ŞAHİN
    • Freehand’in kafası karışırsa? – (Freehand’i sıfırlama) için mm
  • Benim Sanal Dünyam


    • Add to Technorati Favorites
    • View Kemal Sahin's profile on LinkedIn
    • Deviantart'ta !
    • last.fm'de !
    • Picasa'de !
    • del.icio.us'ta !
    • Stumbleupon'da !

  • Tamamen Duygusal

Eskiz Defteri Kemal Şahin tarafindan tasarlanmıştır. Burada gördüğünüz ve okuduğunuz tüm materyaller yine Kemal Şahin'e aittir.
O nedenle alıp habersiz bir şekilde sağda solda kullanmak yasaktır, günahtır. Yapmayın, yapanlara engel olun.
Eskiz Defteri güzelim çalışma performansını Wordpress'e borçludur. Çekici grafik tasarımı ise, Kemal Şahin'nin hünerli parmakları ve Digital Nature akıl dolu temasına dayanmaktadır.
RSS Beslemeleri XHTML 1.1 Üst