bahçeşehir üniversitesi olarak etiketli yazılar
Bahçeşehir VCD’den iki sergi
6 Haz

Araştırma Görevlisi olarak görev aldığım tüm zamanlarda en büyük istediğim öğrencilerin çalışmalarından bir sergi yapabilmekti. Okuduğum ve araştırma görevlisi olarak görev aldığım BÖTE (Bilgisayar Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği) Bölümünde ne yazık ki bu tutkum gerçek olmadı. Artık darısı SomutdüŞ Atelyesi‘ndeki çalışmalarıma diyorum.
Ama Bahçeşehir Üniversitesi’nde çok başarılı bulduğum ve her sene kapanışta öğrenci çalışmalarından oluşan sergiler yapan VCD bölümü, bu senede hem online hem de offline olarak 2 farklı sergi gerçekleştirmekte. Geçen sene, yapısı ve içeriği ile çok başarılı bulduğum İSKELE adlı sergiyi gerçekleştiren öğrencileride bu sene Haikular ve Mâniler adlı sergiyi gerçekleştirmekte.(Ara not: İSKELE mezuniyet projelerinden oluşmaktaydı, bu sergi ikinci sınıf öğrencilerinin çalışmalarını içermekte.) İSKELE’de interaktif medya ürünleri de vardı. Bu seneki sergi de bu tip çalışmaları gözlerim aradı ama teması itibarıyla bu tip medyalar yer bulamamış.
Belki yolunuz Schneidertempel Sanat Merkezi’ne düşmez ama en azından online medyadaki sergilere bir göz atın.
ONLINE SERGI:
bilet.bahcesehir.edu.tr/vcd3121
bilet.bahcesehir.edu.tr/vcd2126
OFFLINE SERGI:
Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi ve
Schneidertempel Sanat Merkezi
Schneidertempel Sanat Merkezi ziyaret saatleri:
Hafta içi her gün 10:30-17:00, Pazar günü 12:00-16:00
Merkez cumartesi günleri kapalıdır. (Schneidertempel Sanat Merkezi; Bankalar Cd. Felek Sk. No.1 Karaköy)
Unutmadan offline sergi 05 – 21 Haziran 2009 arasında.
Dondurup saklamak istediğim an
15 Mar

Ece çağırdığında psikoloji dersindeki bilgisayarın yarattığı sorunu çözmek için yola çıkmıştık. Sınıfın kapısına geldiğimiz zaman bizim öğrenciler psikolojiden ders alıyor muydu diye bir düşünceye kapılmışken, kutlama için gerekli olan öğeleri görünce yavaş yavaş bilincimi kaybetmeye başladım. Süpriz ancak böyle olurdu.
Oysa ben o sınıf kapısını çok kez aralamıştım.
Kimi zaman geç kaldığım için koşarak dalmıştım içeri.
Kimi zaman derin hüzünlerle, kafa bunaltıcı sıkıntılarla.
Kimi zamanda mutluluk ve çoşkuyla.
Kapının eşiğinden geçip içeri girdikten sonra bambaşka bir aleme girdiğime inanırım. O kapıdan geçtikten sonra ne kadar tanıdığımı ya da ne kadar hakim olduğumu bilemediğim fakat büyüleyici bir atmosfere dalıyorum her defasında.
Geri kalan ömrümde de belkide bunun gibi binlerce kapının eşiğinden geçeceğim. Ama şunu çok ama çok iyi biliyorum hiçbir eşikten sonra beni bu kadar şaşırdan ve bi o kadar mutlu eden bir tablo ile karşılaşmayacağım.
Belki de ben büyütüyor, işi abartıyorumdur. Ama zaman zaman kendimi ne kadar başarıyorum diye sorguladğım ve hayat meşgalesi içersinde acaba ne kadar faydalı olabiliyoruz dediğim bir işi yaparken onlarca gönülde bir mesken sahibi olduğu görmek, bu meskenlere yerleşebilmek tarifsiz. Şunu da çok iyi biliyorum o kapıdan içeri girerken hissettiğim heyecanı, iç-titremeyi, o sevgiyi, o paylaşımı bundan sonra hayatımın hiçbir işini yaparken tatmayacağım.
O nedenle belki de öğretmenlik kavramı bu kadar yüce ve kıymetli. Belki de tarifi en imkansız olan bir mesleğı okuyoruz onu zenginleştiriyoruz.
Dersten kaçıp gelen, bölüm değiştirip gelen, işi olupta gelen herkese sonsuz teşekkürler. O ummanlar kadar geniş yüreğinizde bana da bir yer ayırdığınız için çok teşekkür ederim.
Akıl edipte hazırlayan, emeği geçen herkesede yüreklerindeki cennet bahçelerinde bana yeşerttikleri duyguların bin misli benim yüreğimde.
Umarım aynı hissiyatları bende onlara yaşatabiliyorumdur. SAĞOLUN.
(Bu yazının çıkış noktasını buradan görebilirsiniz ve yazıda bahsedilen olaydan karelerde burada mevcut. )


Son Yorumlar