web tabanlı hizmetler

Unutmak insanın doğasında var. Hatta kimi zaman arzulanan ve istenilen, gerçekleştirebilmek adına çaba sarf edilen bir eylem bile olabiliyor. Sırf bunun için onlarca lira harcayıp kutu kutu haplar alabiliyoruz. Sırf unutmak adına…

Benim için ise unutmak; her türlü durum ve koşul altında, sıkıntı yaratan ve ağır gelen bir sürecin başlangıcı. Hayatım tek bir gayesi var o nedenle; yaptığım hataları, yanlışları, mutlulukları, sevinçleri, hiçbirini unutmamak, hep biriktirmek. Tekrar etmemek için unutmamak, yol kat edebilmek için unutmamak. 

Oysa ki insan her zaman unutmaya meyilli. Unutmanın en büyük dostu zaman. Sizi ablukası altına alan bir heyula. Gözler unutmanın esiri. O ne derse size onu yaptırıyor. Hatırlamanın hiçbir dostu yok. O nedenle her daim unutuyoruz ve dönüp dolaşıp aynı noktalara geliyoruz.

 

Şimdi gelelim asıl noktaya, peki unutmamak için teknolojiyi nasıl kullanabiliriz? Bana kalırsa gelişen teknoloji ve İnternet servisleri unutmanın en büyük düşmanı. Unutmak istemediğinizi size daima hatırlatma adına gizli bir dedektif gibi çalışıyor. Hele de var olan araçları biraz daha kabiliyetli olanlarla takas ederseniz beyniniz bir bilgisayar gibi işlemeye başlıyor ve unutmak zorlaşıyor.

 

Her ne kadar bilimsel araştırmalar, google ve wikipedia gibi servislerin insanı aptallaştırdığını gösterse de, bilinçli bir tüketim ile bu sendromun önüne geçilebileceğini kanaatindeyim. Doğru servisler akıllıca kullanıldığı takdirde, insanın hünerlerini zenginleştiriyor. Örneğin her ne kadar Facebook’un timeline arayüzünü beğenmesem de, unutmanın en büyük düşmanı olduğu fikrine sahibim. Yaptığınız tüm aktiviteleri, paylaşımları gün ve saat olarak tutup hem sizin takip edebilmenize hem de arkadaşlarınızın hafızalarında yer edinmesine sebep oluyor. Twitter bize anlık haberler vermesinden ziyade, yapılan bir organizasyondaki tüm notlarınızı biriktirmenize olanak sağlıyor.  foursquare ise gezdiğiniz ve bulunduğunuz noktaları daima size hatırlatan bir servis elamanı gibi çalışıyor. Fotoğraf paylaşımı olayına ise hiç girmiyorum bile. Eskiden sadece albümlerde saklı kalan anılarımız, artık flickr ve instagram gibi servisler sayesinde gün yüzüne çıkıyor. Kısacası, paylaşmanın yeni dünya düzeni olmasını bir kenara bırakıyorum sadece ve sadece diyorum ki; paylaşmak insanın bünyesine iyi geliyor, şifa veriyor. 

 

Peki unutmanın önüne geçebilecek alternatif servisler neler? Şimdi kısa kısa bunlara değinelim.

Online günlük servisleri

Öncelikle belirtmekte fayda var; burada bahsedeceğim günlükler, blog kavramından farklı bir yere konumlanıyor. Bu günlükler siz istemediğiniz takdirde daima özel olarak yayınlanıyorlar ve bilgilerinizi paylaşmıyorlar. 

1.penzu.com

Edebiyat hocalarımızın ısrarla söylediği “günlük tutun” cümlesini en mükemmel şekilde ele alan ve basit bir günlük kavramını zenginleştiren bir servis, penzu. Edebiyat hocalarımız penzu’nun varlığından haberdar olsa eminim daha az günlük tutun derler. Çünkü penzu ile başladığınız günlüklerin sonunu getirmek çok kolay. Penzu sizi hiçbir durumda ve koşul altında günlük yazmadan rahat bırakmıyor. Her gün yazı yazmanız için e-posta üzerinden sizi rahatsız ediyor. Mobil uygulaması sayesinde tacizlerde bulunabiliyor. Hatta bu hatırlatmaların oranını artırırsanız günlük yazmadığınız takdirde normal hayatınıza devam ettirmeyecek kadar sizi rahatsız edebiliyor. Ayrıca, günlük olayını basit bir yazıdan ibaret saymadığı için istediğiniz görsel, arkaplan ve yazı stilleri ile özelleştirmenize olanak sağlıyor. O nedenle çok zengin ve şık duran günlük sayfalarını çok rahat ve hızlı bir şekilde hazırlayabiliyorsunuz. Hem ücretli hem de ücretsiz sürümü bulunan penzu, 256 bit günlük korumasıyla yazdıklarınızı yeri geldiğinde size bile göstermeyecek kadar da güvenlik delisi bir servis.Penzu’da yok yok aslında içeriklerinizi etiketleyebiliyorsunuz, versiyon kontrolü mevcut bu sayede yazdığınız yazının kaybolma durumu gibi bir durum söz konusu bile değil ayrıca,

2.memiary.com

Memiary son derece basit ve sade bir günlük sistemi. Hatta günlük cümle sistemi bile diyebiliriz.Çünkü herşeyi cümle cümle yazıyorsunuz. Tüm işlemler cümleler üzerinde dönüyor. O nedenle gayet basit ve başarılı. Yazdıklarınızı yazı için de hashtag kullanarak etiketleyebiliyorsunuz. Böylece arşivleme ve geri dönüp bakmakta çok kolay oluyor. Arşivleme ve filtreleme yetenekleri gayet güçlü. Tamamen ücretsiz bir servis.

3. ohlife.com

ohlife son derece basit ve sadece bir başka günlük sistemi. Diğer alternatiflerinden en büyük farkı geçmişinizi siz hatırlamak istemediğiniz koşul ve durumlarda da hatırlatabiliyor olması. Bunun için size gönderdiği günlük postaların altında geçmişte yazdığınız yazılardan paylaşımlar koyuyor. Ya da online sistemi kullandığınız zaman, size yine geçmişte yazdığınız yazılardan paylaşımlar yapabiliyor. En iyi tarafı tamamen ücretsiz ve e-posta üzerinden günlük yazabilmenize olanak sağlıyor.

4.diary.com

Adı kadar güçlü bir başka günlük servisi ile karşı karşıyasınız. Yine son derece basit ve sade bir arayüzü olan diary, gelenekselci yaklaşımdan uzaklaşmadan size günlük tutabilmenize olanak sağlıyor. İsterseniz online mağazasından günlük defterleri satın alabilir (defterlerin üzerine adınızı yazabiliyor!) ya da basit bir üyelik formu ile üye olup notlar tutmanıza olanak sağlıyor. En özgün taraflarından biri snip and collect hizmeti. Bookmarlet çözümü ile şekillenen bu servis ile internet üzerinde gezinirken gözünüze çarpanları toplayıp biriktirmenize olanak sağlıyor. Diary.com’un en büyük dezavantajı arşivleme ve filtreleme opsiyonlarının zayıf olması. O kadar zayıf ki arama fonksiyonu bile yok!

5.loggel.com

Adı üzerinde bir log’lama servisi; loggel.com. Enteresan bir şekilde çalışıyor ve alternatiflerinden farklı değerler taşıyor. Kendinize ait birden fazla lifelog oluşturabiliyorsunuz. Bu lifelog’lar ile çeşitli günlük ve anlık notlar alabiliyorsunuz. (Tabii aldığınız notlar çoklu medya destekli.) Böylece bir konu hakkında bildiklerinizi, birikimlerinizi veya günlük aktivitelerinizi bir yol haritası şeklinde tutup gözlemleyebiliyorsunuz.

6.idonethis.com

Günlük kavramını değiştiren servis, size bir önceki gün yaptıklarınızı yazabilmenize olanak sağlıyor. Hem web üzerinden hem de e-mail üzerinden yaptıklarınızı yazabildiğiniz servisde, takvim üzerinden yazdıklarınızı takip edebiliyorsunuz. Genel olarak amacı çalışanların yaptıklarını takip edebilmek olsa da kişisel kullanımda günlük kavramına kattığı değerlerle göz atmaya değer öğeler barındırıyor. Örneğin; “personal visuals” adı altındaki görüntülerde kelime bulutu ve yoğunluk grafiği kendi kişisel geçmişinizi analiz etmek ve değerlendirmek için hızlı ve kolay işlem yapabilme olanağı sunuyor.

 

 

 

 

 

 

Herşeyi yazdık çizdik yine hiçbir şekilde aklımızı kullanmadık diyorsanız? Onun için de çeşitli online araçlarımız mevcut. İnanın onlar da sizin beyin aktivitelerinizi geliştirebilmek için can atıyorlar!

 

 .

13 Nisan 20120 commentsDevamı

Web tasarımın vazgeçilmez ortamı herkesin bildiği gibi internet gezginleri yani orjinal tabiriyle browser’lardır. Browser’lar artık taş devri dönemlerini tamamlayıp daha gelişkin ve daha hünerli hale geldi. Hatta bu kulvardaki teknolojik gelişmeler browser’ların yerinde saymasına da engel oldu ve onları da beraberinde gelişmeye zorladı.

Bundan bir yıl öncesine baksak, çok daha kritik bir konudan bahsediyor olacaktım ama şu an için kritik önemini azda olsa azaltan bir ortam var. HTML5′in vazgeçilmez olması, CSS3′ün hünerleri artık browser’ların daha stabil ve daha kullanıcı dostu olmasını sağladı.

Ama yine de front-end developer’ların yani web tasarımcıların atlamamaları gereken önemli bir test adımı var; browser uyumluluk testleri. (testing browser compability)

Bu test işlemleri, arayüzün web’e adapte edilmesi için yapılacaklar tamamlandıktan sonra hangi browser’da ne ölçüde başarılı görüntülendiği ve kullanılabilirliği ne ölçüde etkilediğini ölçmek adına önemli bir adımı barındırır. Testlerin sonucuna göre hangi platformlar üzerinde hangi browser’lar ile ne gibi sorunlar çıkabileceği tespit edilir. Yayın öncesi, daha iyi bir kullanıcı deneyimi yaratabilmek için browser kaynaklı teknik sıkıntılar tespit edilir ve giderilir.

Yazının devamında browser uyumluluk testleri için kullanabileceğiniz bazı araçlardan bahsediyor olacağım.

1. Tüm platformlarda tüm browser’ların ekran görüntüsünü görebilmek için: browsershots.org

Browser testi deyince akla her zaman ilk gelen bir site olurlar kendileri. Tıpkı mendile isim veren selpak gibi literatüre geçmişlerdir. Zaman zaman aşırı yavaş olsa bile sitelerin browser ve platformlar üzerindeki durumlarını kontrol edebilmek için başarılı bir test ortamı sağlar. Seçtiğiniz kriterlere uygun ortamlardaki görüntüleri sizin için screenshot olarak derleyip sunabilir. Ayrıca, açık kaynak bir proje olması ile de kalplerimizin en nadide yerine sahiptir.

 

2. iyi bir internet explorer test ortamı için: ietester

Browser uyumluluk testleri dendiği zaman terazinin bir tarafına internet explorer ve ailesini, diğer tarafına da var olan bilindik tüm tarayıcıları koyabilirsiniz. Emin olun Microsoft’un vazgeçilmez browser’ı tek başına tüm browser’lardan kat be kat daha çok başınızı ağrıtabiliyor. Bunun için de vakti zamanında (özellikle internet explorer 6′nın hükümdar olduğu dönemlerde) sıklıkla kullandığım ietester’lara yine bir göz atmanızda fayda var. IE-6′nın krallığı sona ermesiyle, ietester çok kan kaybetmiş olsa bile,, IE ailesi için hızlı ve dinamik testler yapabileceğiniz bir araç. Ne zaman lazım olabileceği inanın bilemezsiniz.

 

3. adobe’un browser compatibility ortamı: browserlab

Adobe’un CS4 ile beraber hayatımıza kattığı web tabanlı servislerden biri olan Adobe browserlab, Dreamweaver ile çok iyi çalışıyor. Özellikle CS5′den sonra gelişmiş entegrasyon özellikleri ile Dreamweaver’ını harika bir test ortamına çeviriyor. Böylece, farklı platform ve farklı browser’ların görüntülerini editör üzerinden edinebiliyorsunuz. Sadece test etmenize değil karşılaştırmalar yapmanıza da olanak veriyor. Uygulamanın arayüzü flex tabanlı olması ile kullanıcı dostu ve klasik Adobe yaklaşımını buram buram sezebilirsiniz. CSS kaynaklı kaymaları, bozulmaları tespit edip size analiz yapabilmeniz için çeşitli ölçüm araçları barındırması da sistemin artı değerlerinden biri. Örneğin bu işlem için browerlab’a eklenen cetvel aracı, ilginç ve pratik.

 

4. web tabanlı internet explorer testleri için alternatif bir çözüm: netrenderer.com

Alman kökenli netrenderer projesi de browsershots gibi web tabanlı çalışan ve seçtiğiniz kriterlere göre size preview screenshot’lar hazırlayan bir başka proje. İncelememe dahil etmemin en büyük sebebi çok hızlı olması. Seçtiğiniz kriterlere göre size hızlı bir preview hazırlıyor. Benzer uygulamalardan en büyük eksik yanı işletim sistemini bir parametre olarak seçemiyorsunuz.  Her ne kadar bünyesinde IE-10 Consumer Preview’i de barındırıyor olsa bile browser çeşitliliği de şu an için az.

 

5.İdeal test ortamı: Sanal Bilgisayarlar üzerinde gerçek testler yapın!

İdeal test ortamını tanımlamak istersek tek çıkar yol sanal pc kurulumları olduğunu açık ve net olarak görebilirsiniz. Çünkü üzerinde çalıştığınız projelerin büyüklüğü, tasarladığınız arayüzün sahip olduğu oyunlara göre yapacağız testlerinde ciddiyeti ve kapsamı artacaktır. Anlık alacağınız preview’ler genel olarak projeyi test etmeye yeterli olmayacaktır.  Bir de tabii bu işten ekmek yiyor ve bu işi profesyonel olarak yapıyorsanız muhakkak ama muhakkak en uygun ve elverişli bir test ortamı yaratmanız gerekecektir. O nedenle uygun bir sanallaştırma yazılım paketi ile projenin hedeflediği platformları seçerek kurulumları yapabilir. Daha sonra browser’ların kurulumlarını bu sanal işletim sistemleri üzerine gerçekleştirebilirsiniz. Bu test ortamını hazırlamak elbette biraz vaktinizi alacaktır ama var olabilecek hataları kullanıcıdan önce test edebilmenize olanak sağlayacaktır. Bu test ortamını yaratabilmeniz için bilmeniz gerekenler ise;

  • sanal pc yazılımı ve kurulumu (wmvare workstation, Microsoft’un virtual pc’si veya Oracle’ın virtual box’ı işini görecektir.)
  • işletim sistemlerinin kurulum cd-rom’ları
  • test yapmak istediğiniz browser’ların kurulum dosyaları (güncel ve yaygın olarak kullanılan browser’ları takip edebilmeniz için güzel bir kaynak)
  • tek bir işletim sisteminde farklı sürümlerde birden fazla internet explorer çalıştırma (bu işlem için bu yazıya göz atabilirsiniz)
Peki kolları sıvadınız benim önerim olan ideal test ortamını hazırlamaya karar verdiniz? Peki hangi işletim sistemleri ve hangi browser’ları kuracaksınız? Bunun için de aşağıdaki listeyi bir göz atmanız yeterli olacaktır.

 

 

 

 .

09 Nisan 20120 commentsDevamı

ikihizmet_gorsel

Son dönemlerde en çok beğendiğim iki web tabanlı hizmeti sizinle paylaşmak istiyorum. Bunlardan birincisi Gittigidiyor’un yakın zamanda başlattığı Yurtiçi Kargo ile %30 indirimli gönderin hizmeti. İlk bakıldığı zaman sadece bir paydaş çalışma gibi görünse de içeriği çok daha zengin. (Hemen arada şunu da belirtmem gerek, gelecek günlerde bu tip ortak çözümleri çok daha fazla göreceğimizi düşünüyorum. Aynı platform üzerinde birbiriyle ilişkili işler yapan firmaların bu tip ortak çözümlerini çok daha fazla göreceğiz.)
Bu durum konu Gittigidiyor olunca çok da yabancı kaçmıyor aslında. Çünkü kuruldukları ilk günden bu güne kadar durmadan verdikleri hizmeti geliştirilen ve ilerleten bir yapıya sahip olan Gittigidiyor, bu tip basit görünen bir indirim olayını bile fazlasıyla zenginleştirmiş. Hatta şunu da diyebilirim ki indirim sadece bu hizmetin görünen ve özendirici nitelik taşıyan tarafı. Yoksa içerik olarak çok daha fazlasını barındırıyor. Farz edelim ürün satışı için bir ilan hazırladığınız ve ilanınız kazanıldı. Alıcı ödeme yaptı. Şimdi sıra, kargo için alıcının adresini öğrenip, not alıp kargoya verme işleminde. Şimdi tam bu nokta da bu yeni hizmet devreye giriyor. Sizin satışınıza özel bir satış kodu oluşturuluyor. Ürünü kargoya verirken sadece bu kodu söylüyorsunuz.  Gittigidiyor ve Yurtiçi kargo’nun sistemleri arasında sağlanan entegrasyon ile alıcının kargo bilgileri ve gönderenin kargo bilgileri otomatik olarak kargo bilgilerine işleniyor. Böylece ne kargo poşetine oturup adres yazmanız gerekiyor ne de alıcının adresini bir yerlere not almanız gerekiyor. Hatta bununla da kalmayıp ürün kargoya verildiği an gittigidiyor’daki ilan üzerine kargo bilgileri işleniyor ve siz bu işten de kurtulmuş oluyorsunuz. Yine gittigidiyor’a özgün olan Sıfır Risk teoremi kusursuz gerçekleşiyor. Bu yapılan ortaklık sayesinde gittigidiyor verdiği hizmeti çok yukarılara çektiği aşikar. Bu hizmetten çok keyif aldım ve çok memnun oldum. Gittigidiyor bir kez daha çok yenilikçi (innovative) bir firma olduğunu kanıtladı.
Diğer hizmet ise Garanti’den. Finans ve bankacılık sektörünün yenilikçi markası olarak gördüğüm (hatta şunu da diyebilirim sadece benim değil birçok araştırma da aynı şeyi söylüyor) Garanti’de durmadan internet bankacılığını geliştirmekte. Her ne kadar birçok site de Garanti’nin internet bankacılığının güvenilirliği tartışılsa da hatta karşı oluşumlar oluşsa da ben kullanılabilirlik ve stabilite açısından Garanti’yi çok seviyorum. Bir de buna yenilikçi yapıları eklenince tadına doyum olmuyor. Gelelim beğendiğim yeni hizmetlerine. Artık internet bankasını kullanmak için oluşturacağınız şifre ve paralo işlemlerini online yapabiliyorsunuz. Bunun için ne fiziksel bir şubeye gitmek zorunda kalıyor ne de telefon destek hatlarını aramanıza gerek kalıyor. İnternet üzerinden hiç de fena olmayan bir güvenlik ortamıyla gerçekleştirmeniz işlemi çok hızlı ve pratik hale getiriyor. Peki nasıl oluyor? Kısaca açıklayayım ve hizmetin ne kadar güzel işlediğini görün. Örneğin uzun zamandır kullanmadığınız internet bankacılığı acilen gerekti. Bunun güncel parolanınızı veya şifrenizi hatırlamıyorsunuz. Yapmanız gereken “Parolamı Unuttum / Bilmiyorum” link’ine tıklamak. Daha sonra gelen bir önbilgi sayfasındaki ilgili link’e tıklayarak yeni geçici parolanızın cep telefonunuza gelmesini sağlıyorsunuz. Bundan sonra tek yapmanız gereken internet şubesine girip yeni bir parola ve şifre tanımlamak. İşlem bu kadar basit. Kullandığım diğer bankalarda bu işlem için dakikalarca telefonda beklediğimi bilirim. Hatta telefonda beklemek yetmeyip en yakın şubeye bile gitmem gerektiğini duymuşluğum bile var. Yakın bir zamana kadar Garanti’de de benzer bir durum varken Garanti’nin iş mimarları bu vahim duruma el atıp pratik bir çözüm bulmuşlar. Ne mutlu!
Yazı sonu bilgisi: Yakın zaman da Turkcell’in lokasyon bazlı servislerini kullanarak, wap.garanti.com.tr‘ye giren kullanıcılar kendilerine en yakın garanti şubeleri ve ATM’lerini görebilecekler. Bu enfes hizmeti de heyecanla bekliyorum. Giderek yaygınlaşacak olan bu lokasyon bazlı hizmetleri ilk kullanan banka olması da Garanti’nin ne kadar kullanıcı odaklı bir banka olduğunu göstermekte. .

05 Nisan 20090 commentsDevamı
View Sidebar